Bir kitap düşünün içinde bulunan karakterlerin hepsinin kendi iç dünyalarında kaybolduğu. O kitap bu kitap. Tarık Tufan'ın kalemiyle tanıştığım ilk kitabı Kaybolan. 2 kadın,1 adam ve kendi hayatlarında yasadıkları, kendilerini bulma mücadelesi karşılıyor bizleri sayfalarda.
40. Yaş dogum gününde kendini sorgulamaya başlayan ve kaybolduğu dünyada yeniden kendini bulmaya çalısan Hakan, her an ona destek olmak için çabalayan ama buna rağmen kocasının kendinden uzaklaşmasına engel olamayan Yıldız ve 20 yıllık bir maziden gelen Sonay'ın hayatını okudukça biz de kendi kayboluşlarımızı hatırlıyoruz. Kimi zaman karakterlere kızıyor,kimi zaman onlara üzülüyoruz. Baktıgında herkes kendi hayatında verdiği mücadelede haklıyken varolmak,kendini yeniden bulmak için yaptıkları bencillikler can sıkıcı olabiliyor.
Yazarın dili çok akıcıydı. Ben oldukça keyif aldım kitabı okurken.
Kitaptan bir cümle ile son vermek istiyorum: " Kaybolmuş bir insanın, kendisini ancak bir başkasında bulabileceğine bütün kalbimle inandım. Mühim olan o insanı bulabilmek."
Doğru insanı bulmanız, bulmamız dileğiyle keyifli okumalar...
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma
Hallac-ı Mansur olmak, benliğin özünde yanan harlı ateşe çıplak ellerle dokunmak demektir. O ateşle dolmak ve sonunda ateşin kendisi olmaktır. Orası mesafelerin sona erdiği yerdir.