Kadriye Gencer Keyfiyet Hanım

Kadriye Gencer Keyfiyet Hanım
@KeyfiyetHanim
kitapyurdu.com/kitap/keyfiyet-... Keyfiyet Hanım’ın yazarı. Seyhan Livaneli, Orhan Kemal, Yaz Dostum, Tanpınar yarışmalarında ödüller aldı. Halen hikâye yazmayı sürdürmektedir.
Sus ve Dinle
“İster çirkin ister güzel olsun, konuşma, karakterin bir göstergesidir; aynı zamanda bazı insanların kapalı tutmayı tercih edeceği bir odadaki serin, ferahlatıcı nefes de olabilir. Sonuçta, sorulacak soru hikâyenizdeki konuşmaların korkutucu ya da ayıp olması değildir; yegâne soru, diyaloglarınızın sayfada nasıl aktığı ve kulağa nasıl geldiğidir. Eğer gerçeğe uygun bir şekilde akmasını istiyorsanız, o zaman kendinizle konuşmalısınız. Daha da önemlisi, susmalı ve başkalarının konuşmalarını dinlemelisiniz.”
Reklam
çok şey
“Pratik yapmak paha biçilmezdir (ve hoşunuza gidecekse ben pratik yapmaktan hiç hoşlanmam aslında) ve dürüstlük vazgeçilmezdir. Betimleme, diyalog ve karakter geliştirme becerilerinin hepsinin yolu net bir şekilde görmekten veya duymaktan, sonra da gördüklerinizi ya da duyduklarınızı aynı netlikle kâğıda aktarmaktan geçer. Ayrıca bir sürü çanlar ve ıslıklar da vardır... Doğal sesleri yansıtan sözcükler, aşamalı tekrarlar, bilinç akışı, iç diyaloglar, kelimelerle oynamak, arkadaki hikâyeyle ilgili o yapışkan soru (hikâyeye ne kadar girdiniz ve ne kadarı hikâyeye ait), tema, hız denetimi ve bir düzine diğer başlık; bunların hepsi de (bazen insanı bıktıracak kadar çok) yazma kurslarında ve standart yazı kitaplarında anlatılır.”
Sayfa 203·Kitabı okudu
Son bakış:)
“Nasıl yazarsanız yazın, ne yazdığınızı ve ne kadar iyi yazdığınızı değerlendirmeniz gereken bir nokta vardır. Yazdıklarınızın okura anlamlı geleceğine siz ikna olmadıkça, o hikâyenin veya romanın çalışma odanızın ya da stüdyonuzun kapısından çıkmasına izin verilmesi gerektiğine inanmıyorum.”
Sayfa 204·Kitabı okudu
Kan Ter
“Bir kitap yazdığınızda, günbegün ağaçları tarar ve tanımlarsınız. Bitirdiğinizde ise geri çekilip ormana bakmanız gerekir. Her kitabın sembolizm, ironi ya da müzikal bir dille (bildiğiz gibi, düz yazı denmesinin bir nedeni var) dolu olması gerekmez, ama bana öyle geliyor ki her kitabın -en azından okunmaya değer her kitabın- bir şey hakkında olması gerekiyor. Yazarken veya ilk müsvedde bitince, göreviniz sizin kitabınızın ne ya da neler hakkında olduğuna karar vermektir. İkinci müsveddede -veya kaçıncıysa artık- ise göreviniz o bir şeyi daha da net hale getirmektir. Bunu yapmak bazı büyük değişiklikler ve revizyonlar gerektirebilir. Yararı ise, size ve okurunuza daha net bir odak ve daha bütünleşmiş bir öykü sunmasıdır. Bu kural pek değişmez.”
Sayfa 209·Kitabı okudu
Ana arter virüsken patlama oluvermiş:)
“"Kitabımı kaybediyorum! Ah, lanet olsun, beş yüz sayfa ve kitabımı kaybediyorum! Kırmızı alarm! KIRMIZI ALARM!" diye sızlanan o ses olmayınca düşünmek daha kolay oldu ve olayın ironisi hoşuma gitti: ana karakterlerin neredeyse yarısını tuzla buz ederek kurtarmıştım kitabımı.”
Reklam