Sonra bir el, iki güzel göz ucu
Bir bebek yansıması oymalı pencerelerden
Bir araba, bir egzoz, bir teker gıcırtısı
Ve boğulan bir çocuğu buldular en durgun yerinden
O çağıl çağıl akan, o durulmayan nehrin
Sonra bir el, iki güzel göz ucu
Yok etti tılsımını o güçlü ezgilerin.
Buradan niye gidilmez biliyor musun
Hele bir bahar gelsin
Hele o sıcak yüzler gülsün
Çiçekler tarlalarda sen sokaktasın
Bir ikindi üzeri, bir çay içme vakti
Buradan niye gidilmez biliyor musun
Kardeşini özlersin de ondan
Oradan geçse hep biriyle-hep aynı adam
Bir kafeye çökmüşüm çay üstüne çay
Ne derslere takmışım ne de oltayı
Sallıyorum sahildeki değirmenlere
Oradan geçse hep biriyle-hep aynı adam
Niğde’den bir toz kalkar; güzel kokar bir yandan.