K. Özdemir

Yani biri gittiğinde, evinizde yer açılmaz da tam ortasında kocaman bir delik açılır. Artık o deliğin üstüne basmadan devam etmeniz gerekir. Basarsanız düşersiniz. Kıyıdan kıyıya yaşamak diye bir şey var, zamanı gelince mutlaka öğrenirsiniz.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölmeden önce kendime bir güzellik yapayım dedim. Ne de olsa onca yıllık kendimdim. Sevimli de bi şey , kıyamıyor insan.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Sayılar benim için bir şey ifade etmiyor. Az önce olmasıyla on sene önce olması arasında bazen hiç bir fark olmuyor. Çünkü bilirsiniz, takvimlerden bakılarak tayin edilen zaman sadece bir matematiktir. Oysa özlemekler sayılmaz. Özlemekler bilhassa yalnız kaldığınızda gelir suratınıza kürekle vurur
Sayfa 26·Kitabı okudu
Ev kurmak sadece koltuğu, dolabı, beyaz eşyaları bir yerlere sığıştırmak değil nihayetinde. Hatırlattıkları, bir daha yaşanamayacağı için canınızı acıtabilecek olanlar derinlere, herhangi bir kurcalama anında karşınıza çıkmayacak kutulara saklanmalı örneğin, bu en önemli kural. Katettiğiniz yolları gösteren şeyleri bir araya getirip sadece sizin görebileceğiniz bir yere yerleştirmelisinizdir. Bazen bakmanız gerekir çünkü. Hayatın durmuş gibi olduğu , hiç bir yere ilerleyemeyeceğinizi düşündüğünüz zamanlarda özellikle. Gördükçe gülümsemenize sebep olanlarıysa uygun olan her yere serpiştirebilirsiniz. Gülümsemekten kimseye zarar gelmez.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Sonra durdum öyle biraz. Kırmızı koltuk eskiyene kadar oturdum. Ademoğlu ahir ömründe en çok oturuyor galiba. İnsanların hafızamdaki fotoğrafları genelde otururken çekilmiş. "Oturmaya da kalsaydı" dediklerim de var. "Keşke biraz daha öyle otursaydı" dediklerim de.... en çok da bunlar oturmuş içime...
Sayfa 16·Kitabı okudu