Hayat bazen bir uyku sersemliğiyle karşılar bizi. Üstümüze bir ağırlık basar, olmayacak yerde uyuyakalırız, tutulur kalır her yanımız. Hep özlemini çektiğimiz bir ses gelip uyandırır sonra. "Kalk,yerine yat" der ve insan bu sesin sıcaklığına tutunur. Ve evet, herkes Günün birinde yerini bulur.
Yoksunları birbirlerine verebilecekleri tavsiyeleri dahi yoktur, ancak aynı ekmeği bölüşmek gibi bir cömertlik aynı kaderi bölüşebilir, en büyük parçanın kendilerine düşmesine sevinebilirler.
Kitap için kötü diyemem ama çok daha yüksek beklenti ile başlamıştım açıkçası. Düşük zeka seviyesine sahip insanların toplum ve aile içerisindeki yaşadığı bir çok sıkıntının yansıması ile başlayıp bir deney süreci ile zekası artırılan charlie' nin hayat öyküsü. Burada benim için asıl alınması gereken mesaj şuydu. Zeka seviyesi düşük olmasına rağmen insanlar tarafından zorbalanan fakat bir noktada kabule geçilmiş zeka seviyesi ile insanlar tarafından sevilen biri ,aşırı zeki olduğu süreçte insanlar tarafından dışlanan onları aslında kıskançlık duygusuna iten biri haline gelmiştir baktığımızda. Kendisi de zeki olduğu süreçte her şeye daha somut baktığı için soyut kavramlardan uzaklaşarak daha yalnız hale gelmiştir. Kısacası hayatta en kilit kavram denge zekanın da, sevginin de en makbule geçeni dengeli yaşanılanı...