cesur yeni dünya- bes sınıf vardır. bunlar delta, alfa, beta , gama , epilson . bu sınıflarda kast sistemi mevcut. kimse sistem dışında olamaz. evlilik ve aşk tasvip edilmez çünkü bunlarda mutluluk yok. kendinizi kötü ya da mutsuz hissetmeniz durumunda size soma adi verilen haplar icirilir bu uyusturucudan farklıdır çünkü etkisi sadece belirli vakitce geçerlidir. etkisinin geçmesi durumunda hasta olmaz ya da kalıcı bir hasar hissetmezsiniz sadece bir haftalık tatil etmiş gibi olursunuz. bu uygarlıktan cikilamaz cunku bu doğuştan bebekken kazanilmistir.
bu senin kast sistemin yaratılış öğretilen uygun görülen yapılmalı.
aslında kitap tek bir cümle ile de yorumlanabilir.
''ne oldu john, hasta mısın? -hayır, uygarlık yedim."
her ne kadar bir distopya romanı olsa da içerisinde birçok ütopik değer barındırır.
örneğin bu huxley'in dünyasında savaş, açlık, hastalık vs yok ve de herkes mutludur. olur da mutluluğunuz zerre miktarı azalırsa da soma tabletleri var. "derdin mi var, at bir soma, kurtul..."
günümüzde insanların internet aracılığı ile
her bilgi elinin altındayken neden bu kadar cahilleştiğimize ışık tutar. kitabın eksik yönü ise bilinçaltına
yönelik uygulamalrdır.
diyeceğim şu ki,bize çok uzak duran kişilerle dahi, bir ortak nokta bulup, gönüllerine dokunursak,doğru sözleri söyleyebilirsek, iletişim kurmak her zaman mümkündür ve sıcak bir iletişim mucizeler yaratabiliyor.