**Acımasız bir diktatörlükten muzdarip veya bu diktatörlüğün pençesinden kurtulmak için sürgüne gitmiş çoğu insan, baskı gören kesimin kendilerini özgür kılabileceği düşüncesine inanmamaktadır. Kendi
halklarının, sadece başkalarının eylemleri yoluyla kurtarılabileceğini
düşünürler. Bu insanlar, dış güçlere umut bağlarlar. Sadece uluslararası yardımın diktatörleri alaşağı etmek için yeterince güçlü olabileceğine inanırlar**
Baskı görmüş kitlenin etkili bir şekilde hareket edemeyeceği görüşü, belirli bir zaman için bazen doğrudur. Belirtildiği üzere, baskı altındaki insanlar genellikle mücadele etmeye isteksizdirler ve geçici süre için bunu yapamazlar, çünkü acımasız diktatörlükle yüzleşme yetilerine ve kendilerini kurtarmak için bilinen yollara karşı güvenleri yoktur. Bu yüzden, çoğu insanın özgürlük için başkalarına bel bağlaması anlaşılabilir bir durumdur. Bu dış güç, bir halk düşüncesi, Birleşmiş Milletler, belirli bir ülke veya uluslararası ekonomik ve siyasi yaptırımlar olabilir.
Bu tür bir senaryo rahatlatıcı görünebilir; fakat dışarıdan gelen bir kurtarıcıya güvenme konusunda çok ciddi sorunlar mevcuttur. Bu tür bir güven duygusu, tamamen yanlış yere yönlendirilmiş olabilir. Genellikle dışarıdan gelen bir kurtarıcı olmaz ve dışarıdan bir ülke müdahale etse bile, muhtemelen bu ülkeye güvenmemek gerekir.
Dış müdahaleye ilişkin birkaç acı gerçeği bu noktada vurgulamak gerek:
• Genellikle yabancı devletler, kendi ekonomik ve siyasi çıkarlarını gözetmek adına bir diktatörlüğe müsamaha gösterir veya olumlu yardımda bulunurlar.
• Yabancı devletler aynı zamanda, farklı bir hedef için özgürlüklerine yardımcı olmak için verdikleri sözleri tutmak yerine, baskı görmüş bir kitleyi kullanmaya istekli olabilir.
• Bazı yabancı devletler, sadece söz konusu ülke üzerindeki