Mücadele, aşk, edebiyat, felsefe, siyaset, toplum baskısı, ikiyüzlülük, çıkarcılık... Birçok unsuru barındıran güzel bir roman.
/\ SPOİLER!!
Martin dürüst, edepli, öğrenmeye aç bir gençtir. Aşık olduğu kız uğruna kendi yaşadığı alt tabakanın dünyasından üst tabaka insanlarının hayatlarına ve düşüncelerine ortak olabilmek adına müthiş bir mücadeleye girer. Sürekli okur ve kendini geliştirir. Bu okuma daha sonra büyük bir açlıkla yazma isteğine dönüşür. Düşünce ve duyarlılık açısından güçlü doğası, canlı ve yaratıcı bir ruhu vardı. Yazmak için uyku uyumaz hale gelir. Yazdıkları başlarda hep geri döner, aslında o zaman daha mutlu ve umutludur. Ne zaman ki hedefine ulaşmaya başlar o zaman motivasyonu düşer, heyecanı yok olur. Sonunda kendini karanlığın içinde bulur.
~ Bir aşığın aşkı uğruna kendini geliştirmesini ancak sonradan yaşadığı hayal kırıklığını çok güzel hissediyorsunuz.
Normallik ile anormalligin ne olduğunu sorgulatan bunu yaparken de toplumun anormal olarak gördüğü kişilere karşı tutumuna değinen bir kitap. Okuması oldukça kolay ama okunanlardan ders alınması gereken bir eser.
Çehov bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellasında, eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıç bunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz.
~ "Elimizin altında kitaplar var ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor. Bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor."