İntiharı düşünen bir insan için en kötü şey kendisini öldürmesi değil, bunu düşünüp yapmamasıdır. İntihar düşüncesine –bir alışkanlık haline gelen intihar düşüncesine– yol açan manevi çöküntü kadar aşağılık bir şey yoktur. Sorumluluk, vicdan, irade gelişigüzel yüzüp durur bu ölü denizde, sulara gömülse bile rastgele bir akıntıyla yeniden ortaya çıkar.
"Ah, Nastenka,Nastenka! Bu sözlerinle neler anlattığını biliyor musun! Böyle bir sevginin birinin yüreğini buz gibi yapacağı, ruhunu karartacağı aklına gelir miydi? Senin elin buz gibi, oysa benimki ateşten yanıyor... Gözlerin bağlı senin, Nastenka! Ah, mutlu bir insan bazen ne çekilmez oluyormuş! Ama sana kızmak elimde değil!.. "
... Bu bir anda gelip geçen güzelliğin neden böyle kısa ömürlü olduğunu ve artık bir daha geriye dönmeyeceğini içiniz burkularak düşünür, sevmeye bile vakit bulamadığınız bu aldatıcı, bu bir işe yaramaz güzelliğe ta derinden kırılırsınız...
"Hayaller ona mutluluk yollarını açar.Çeşnisi değişik, aldatıcı, tatlı bir zehir! Artık hayalcinin bizim gerçek yaşantımızla ilgisi yoktur! Her şeyi tersinddn gören gözlerinde sizinle ben tembel, uyuşuk, bezgin bir yaşam sürmekteyizdir, ona göre hepimiz alınyazımıza küsmüş, yaşamayı yük sayan insanlarız. "