Halilür Rahmân

Halilür Rahmân
@Kirtal
Güya konuşarak kendi haklılığını korumaya çalışanlar ve bunu usul üslup tanımadan yapanlar, aslında kendisini korumuş olmazlar aksine yanlız kalırlar. Kural tanımayanlar, kuralsızlıklarıyla baş başa kalırlar. Haklı olsa da sabrederek, yerinde, zamanında, dozunda konuşanlar, hem kendilerini hem de aradaki bağı yani ilişkiyi hem de karşısındakini korumuş olurlar. Bu yapıcı bir tutumdur ve kişilik kalitesi yüksek olanlar bu davranışı sergilerler.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşığım Tüm âlem şâhit olsun, ben Allah'a aşığım! Bu muhteşem evreni yaratana aşığım! Neye sahipsek bizler, hepsi O'nun eseri! Gönle merhamet koyan O Rahmân'a aşığım! Gökyüzünü direksiz tepemizde durduran, Bulutlarla donatan, O Hannân'a[3] aşığım! Ölümü ve hayatı, geceyi ve sabahı, Var eden kâinatı, O Mennân'a[4] aşığım! Günahları affeden, bizi hayra yönelten, Kat kat sevaplar veren O Deyyân'a[5] aşığım! Canlı cansız her şeyi şefkatiyle kuşatan, Bize nice nimetler yağdırana aşığım! Renkleri, desenleri, ışığı, gölgeleri, Bütün güzellikleri oldurana aşığım! Nasıl anlatsam bilmem, ona hayranlığımı, Kullarını cennete çağırana aşığım! Bizi iman nuruyla sevindirip yücelten, Küfür bataklığından kurtarana aşığım! Bize sevgi öğreten, bizi bizden çok seven, Kalpte aşkı yeşerten O Sultan'a aşığım! En büyük mutluluktur, O'nu delice sevmek, Çok seven, çok sevilen, Vedûd Hakk'a aşığım!
Sayfa 246·Kitabı okudu
Bir insan, etrafına faydalı olmak ve hayat vermek istiyorsa önce kendisi fayda ve hayat dolu olmalıdır. Önce kendimiz güzel müslüman olacağız ki ailemiz de bizi örnek alabilsin.
Aşk! Bir hece ve üç harf. Kalemini gönül hokkasındaki aşk mürekkebine daldıranlar ne divanlar yazdılar, ne kasideler, güfteler nakşettiler kağıda. "Nun. And olsun kaleme ve satır satır yazdıklarına" Kalem ateş, kelam ateş oldu, nice sinelerde küllenmiş ateşleri tutuşturdu. Ve besteledi âşıklar âteşîn sözleri ateşten notolarla. Sazın teline değil, gönül teline dokundurarak can buldu ve can oldu besteler.
İbn Mesud Kur'an'a Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) in mirası olarak bakardı. Ondan aldığı ilmi aktarırken bir emaneti sahibine ulaştırmak duygusuyla hareket ederdi.