Bizi dünyaya getiren tohum, o bir damla sıvı ne müthiş şeydir. İçinde babamızın yalnız beden biçimi değil; duyguları, düşünceleri, eğilimleri bile var. Bu bir damla sıvı bunca hali neresinde saklıyor?
Çocuğa, kendini tanımasını, daha akıllı olup aklını kullanabilmesini, daha iyi ve cesur olmasına yarayacak şeyleri öğrettikten sonra mantığın, fiziğin, geometrinin, güzel konuşmanın ne olduğunu öğretiriz. Böylece aklını kullanmaya başladıktan sonra tercih edeceği bilimin kolayca hakkından gelebilir.
Bilimdeki zorlukları ve karanlık yanı o bilime girenler bilir yalnızca. Çünkü bilmediğini bilmek için anlayış olmalı insanda. Bir kapının kapalı olduğunu anlamak için o kapıyı itmek gerekir.