Özellikle 126. Sayfada ki ''Sevginin Anlamı'' adlı bölüme dikkat çekmek istiyorum. Kısa, öz ve karşılaştığım en güzel tanımlardan biri. Yaşamdan ne beklediğimiz gerçekten önemli mi? Belki de biraz yaşamın bizden ne beklediğini düşünmeliyiz...
Peki sen katilin kim olduğunu bulabilecek misin? Hans Zimmer müzikleriyle soluksuz bir şekilde okudum ve kaç kere ürperdiğimi sayamadım. Harika bir polisiye.
Naçizane düşüncemi paylaşmak isterim. Uzun zamandır beni bu denli heyecanlandıran bir kitapla kaşılaşmamıştım. Kitap bitmesin istedim, bittiğinde ise kalbimde bir ağırlık hissettim. Kısa bir kitap olmasına rağmen, bütün karakterlerin bu kadar detaylı bir şekilde aktarılması da bir kez daha Paulo Coelho 'nun ne kadar usta bir yazar olduğunu gösteriyor. Düşüncelerimin, düşüncelerinize sirayet etmesini istemediğim için kitabın içeriğiyle ilgili yorum yapmak istemiyorum, fakat ilk sayfalarından itibaren elinizden bırakamayacağınıza, hatta bırakamadığınız için kitabın erken biteceğine üzüleceğinize eminim. Ama kitabın kapağını kapattığınız da, Veronika gibi siz de kendinizi yaşama isteğiyle dolu bulacaksınız.
Konunun sadece Atatürk'le ilgili olduğunu düşünebilirsiniz ama dahası da var. Celal Şengör'ü okumak da izlemek kadar keyifli. Türkiye adına büyük bir değer.
Kitabı okurken Mustafa Kemal Atatürk'le odada sohbet ediyormuş gibi hissettim. Onun dışında da mektuplar ve diğer kaynaklarla birlikte zengin bilgilerle dolu bir kitap olduğunu söylemeliyim.