Bir solukta okuyabildiğim muazzam bir eser. Yazarımız oyun için de oyun kurarak kitabın adına yaraşır bir biçim ortaya koymuştur. Oğuz Atay serisinin en açık dille yazılmış kitabı olduğunu söyleyebilirim. Tespitleri ve göndermeleri bildiğimiz gibi çok naif. Keyifle okumanızı temmenni ederim.
"Şimdi sıradan vatandaşların okuyucu mektuplarında yer alan dertleriyle seyircide merhamet uyandırmaya çalışıyoruz. Yani seyirciye kendisini göstermeye çalışıyoruz. İnsan, kendisi gibi olanlara merhamet eder mi hiç? Dilenciler ya da soylu kişilerle doldurmalıyız sahneyi. Çünkü insan ya düşkünlere acır ya da yüce varlıkları kıskanır."
İşgal yıllarında İstanbul... Her tarafı sarmış işgal güçleri ve benliğini kaybetmek üzere olan bir millet...Kimi genç kızlar bu işgal güçlerine kendini beğendirme arzusu ile yanıp tutuşmakta... Hatta İngilizlerin galip gelmesini isteyen bir takım Beyaz Türkler... Buna rağmen yılmayan ve inancını kaybetmeyen Anadolu ihtilali, gerçek Türkler ve Necdetler... Tarihin unutmayacaği kahramanlıklar ve zaferler...
Yakup Kadri'nin bir milletin direnişini ve bağımsızlık ruhunu iliklerimize kadar hissettirdiği muazzam bir eser... Düşmanın hiç bir zaman için milletimizi sevmediği ve aşağılamaya çalıştığı bir Türk'ün bağımsızlığına ne kadar muhtaç ve bir o kadar düşkün olduğu apaçık anlatılmış... Milli bilinci zinde tutan bir eser. Mutlak vaziyette okunmalı