"Dört seneden beri en mükemmel harp malzemesiyle donattığımız iki yüz bin kişilik Yunan ordusu nerede? Bunu kim altı günün içinde üzerine kan pıhtıları yapışmış bir hırdavat yığını haline soktu?
Herhalde o tarafta biri olacak! Ve bu "biri”nin yaptığı iş sizin güvendiğiniz Büyük Britanya devletinin arzu ve iradesine karşıdır. Nasıl? Asırlardan beri bütün dünyayı bir elma gibi avucunun içinde tutan İngiliz milletinin arzu ve iradesi dışında bir şey oldu demek? İlk defa olarak İngiliz emretti ve emrini dinleyen olmadı. Emrini dinleyen olmadı da söz mü?
Hiç haberi olmadığı bir anda belinin orta yerine bir tekme yedi ve bir kargı gibi sallandı, sallandı, yere yuvarlandı. Ingiliz
gülünç oldu."
Kitabı okuduğunuz zaman sizi içine çekiyor. Kasvetli ve hüzünlü havası sizi okumaya teşvik ediyor. Kitabın konusu mükemmel. Eleştirel yönüne bakacak olursak çevirinin biraz kötü olduğunu düşünmekle beraber yazar Malma İstasyonuyla bağlantı kurulsun diye çok fazla uğraşmış bu da akışa bir miktar zarar vermiş. Duygusal bir kitap