stand-up komedyenleri, komik çizgi filmler yahut komedi şovları belirli bir etnik grubu alaya alarak komiklik yapmaya çalışıyorlar. Arapların, Meksikalıların, siyahilerin, beyazların, Asyalıların yahut Hintlilerin komik olan bir yönünü dillerine dolarlar. Konuşma şekilleriyle, giyim tarzlarıyla ya da yemek yiyişleri ile dalga geçerler; izleyiciler de buna katıla katıla güler. Ancak komedinin bu çeşidi iyi değildir diye bu ayetin kendi söylüyor, “lâ yeshar kavmun min kavm." bunu yapmamalısınız.
Toplum içinde insanlar arasındaki saygıyı besleyen bir hareket değil bu. Aksine, çekememezliği, diğer insanlara gülünecek nesnelermiş gibi bakmayı, kendini üstün, karşındakini ise aşağı görme fikrini besliyor. Bu çeşit komedilerin vardığı nokta zanda bulunmaktır. Şu laflarla başlar; "Şaka yapıyorum sadece... Sadece diyorum ki... Sadece takılıyorum…” ancak yapmaya devam ettiğinizde bu kanılar zihninizde yer eder ve sizi dinleyenlerin de hoşuna gitmeye başlar. Şaka olarak başlamıştır, fakat sonunda inanca dönüşür. Bir süre sonra bir bakarsınız uzun zamandır dalga geçtiğiniz o insanların gerçekten şakada geçtiği şekilde olduğuna ikna olmuşsunuz. Aynı durum sadece etnik kökenler için değil, dinler için, farklı inançlara sahip insanlar için de geçerli. Hint-paki'ler Hindu ve Sihlerle dalga geçmeye bayılırlar örneğin. Kabul edilebilir bir şey değil bu durum. Aynı zamanda ulusal bir mevzu: Bangladeşlilerin Pakistanlılarla, Pakistanlıların da Bangladeşlilerle ilgili şakaları var; bu iki tarafa da komik geliyor.