Kitab Ana ve Baba

stand-up komedyenleri, komik çizgi filmler yahut komedi şovları belirli bir etnik grubu alaya alarak komiklik yapmaya çalışıyorlar. Arapların, Meksikalıların, siyahilerin, beyazların, Asyalıların yahut Hintlilerin komik olan bir yönünü dillerine dolarlar. Konuşma şekilleriyle, giyim tarzlarıyla ya da yemek yiyişleri ile dalga geçerler; izleyiciler de buna katıla katıla güler. Ancak komedinin bu çeşidi iyi değildir diye bu ayetin kendi söylüyor, “lâ yeshar kavmun min kavm." bunu yapmamalısınız. Toplum içinde insanlar arasındaki saygıyı besleyen bir hareket değil bu. Aksine, çekememezliği, diğer insanlara gülünecek nesnelermiş gibi bakmayı, kendini üstün, karşındakini ise aşağı görme fikrini besliyor. Bu çeşit komedilerin vardığı nokta zanda bulunmaktır. Şu laflarla başlar; "Şaka yapıyorum sadece... Sadece diyorum ki... Sadece takılıyorum…” ancak yapmaya devam ettiğinizde bu kanılar zihninizde yer eder ve sizi dinleyenlerin de hoşuna gitmeye başlar. Şaka olarak başlamıştır, fakat sonunda inanca dönüşür. Bir süre sonra bir bakarsınız uzun zamandır dalga geçtiğiniz o insanların gerçekten şakada geçtiği şekilde olduğuna ikna olmuşsunuz. Aynı durum sadece etnik kökenler için değil, dinler için, farklı inançlara sahip insanlar için de geçerli. Hint-paki'ler Hindu ve Sihlerle dalga geçmeye bayılırlar örneğin. Kabul edilebilir bir şey değil bu durum. Aynı zamanda ulusal bir mevzu: Bangladeşlilerin Pakistanlılarla, Pakistanlıların da Bangladeşlilerle ilgili şakaları var; bu iki tarafa da komik geliyor.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Doğa kanunları” dediğimiz gibi Kur'an'ın da kanunları var ve onlar doğa kanunlarından çok daha güçlü. Doğa kanunları değişebilir: Ateş yakar, ancak içine Hazreti İbrahim atıldığında yanmayı durduracaktır. Suyun şeklini koruması gerekir ancak Hazreti Musa asasını vurduğunda şeklini koruyamayacaktır; çünkü Allah suya hükmeder. Allah isteğinde doğa kanunları esneyebilir, ancak Allah’ın kitabında yer alan kanunlar, O'nun hidayetinin kanunları esnemez. "Dua" kanunu esnemez. Nedir bu kanun? "Allah'ın size vermiş oldukları için müteşekkir olduğunuzda, Allah'ın üzerinizdeki nimetleri hayal edemeyeceğiniz kadar artar."
Sayfa 51·Kitabı okudu
Biz bu dünyanın müşteri hizmetlerine alışkınız. Doğrusu ona o kadar alışkınız ki Allah ile de aynı yolla her meselemizi çözeriz zannediyoruz. Günümüzde bazı gençlerin anne babaları ile olan ilişkileri, maalesef, sanki onlar kendilerine müşteri hizmeti sağlamalıymış gibi bir hale geldi. “Anne, bana GTA alacaktın! Neden hala almadın?”
Sayfa 26·Kitabı okudu
"Rabbim, tarafından bana her ne gönderirsen, kabulümdür." (Kasas Suresi 28:24) Yemeği yok, elbisesi yok, evi yok. Hal böyleyken önüne pilav gelirse, "Aslında ben rejim yapıyorum. Biraz salataya ve biraz da..." demiyor. Hayır, hayır. Önüne ne gelirse kabulü. Ona bir iş teklif edildiğinde, “Doğrusunu isterseniz ben epeyce becerikli biriyim. Yeteneklerime denk bir işe ihtiyacım var. Eğer bana kendi pozisyonumdan daha düşük bir iş verecekseniz, teşekkür ederim, kalsın." demiyor. Hayır, bunu yapmıyor; aksine, "Her ne verirsen kabulüm Rabbim" diye Allah'a yalvarıyor.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Pervasız serbest piyasa ideolojisi doğrultusunda sürekli tüketmeye "teşvik ediliyoruz." Allah'ın vahyettiği "Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı (Tekasur Suresi 102:1)" ayeti, daha önce hiçbir döneme bu kadar uygun düşmemişti belki de. Bizi Allah'a karşı görevlerimizden uzaklaştıran etmenler neredeyse kurumsallaştı. Eğlence sektörü hiç şüphesiz modernitenin en dayatmacı sektörlerinden biri.
Sayfa 11·Kitabı okudu