📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dikkatimi çeken bir nokta da şu: Müslümanlar olarak şüpheli yollardan para kazanıp da kendimizi suçlu hissettiğimiz zaman gidip bir camiye infakta bulunuyoruz. Çünkü içimiz rahat etmiyor. Kesinlikle haram olduğunu bildiğimiz halde tekel mağazası olan, üstüne üstük bir de içeriye sayısal loto makinesi yerleştirmiş bir dükkan sahibi, sırf kasanın arkasına Ayete'l Kürsî levhası astı diye her şey yolunda mıdır? Pekâlâ değildir. Şimdi o adam şarap satıyorum diye kendini suçlu hissediyor, Ramazan gelince on bin dolarlık çek infak ediyor camiye. O kirli para bir kez mescide, mescidin duvarlarına yahut halılarının temizliğine bulaştı mı, artık yıllar içerisinde o mescitte kavgaların bir türlü bitmemesine, kimsenin bu dalaşı üstlenmemesine, her türlü çekişmenin boy göstermesine, insanların birbirlerini sevmemesine ve gerginliğin hat safhaya ulaşmasına hiç şaşmamak gerekir.
Niçin? Çünkü temiz para bereketiyle, kirli para ise sıkıntısıyla gelir. Dolayısıyla hiçbir hayra vesile olamaz. Baştan ayağa günah olan, kirli olan bir şeyden güzelliğin ve faydanın ortaya çıkması beklenemez. Sağlığınız için zararlı olduğunu bildiğiniz bir şeyi tüketip sonucundan hayır umamazsınız değil mi? Ağzınıza zehir çalıp da neticede sağlık bekleyemezsiniz. Mantıklı hiçbir izahı olamaz bunun.
"İman" mevzusunda da işler benzer şekilde yürür. Şüpheli yahut haram yollardan kazanç elde ettiğinizde, o parayı istediğiniz kadar hayırlı mecralara yatırın, güzel sonuçlar elde edeceğim diye bekleyin, olmayacaktır. O şekilde yürümez bu işler, Allah'ın kanunları bu şekilde değildir. Subhanallah!
"Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları idarecilere (rüşvet olarak) vermeyin."
(Bakara Suresi 2: 188)
Devam ediyor ve diyor ki; her şeyden önce insanları dolandırmayın, paralarını hortumlamayın. Mevzunun daha derinlerine nüfuz etmeye çalışacağız. Cümlenin birebir çevirisi; "Birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin" şeklinde,değil mi? Ancak şu manayı da ihtiva ediyor; “Paranızı kullanarak yöneticilerin ilgisini çekmeye çalışmayın." Gerçekten. Kendimi tekrar edeceğim; “Sahip olduğunuz mal mülk ile devletin, devlet reisinin, bakanın ve meclis başkanının ilgilisini çekerek, kendi küçük grubunuzla halkı soyup soğana çevirmeye kalkmayın." Şunu söylemeye çalışıyor; "İşletmeler siyasete bulaşırsa yolsuzluklar ortaya çıkar." Zenginler ve üst düzey firmalar, siyasileri kolaylıkla ellerinde tutabiliyorlar. Siyasiler bir kez onların hakimiyeti altına girdi mi, bedelini orta sınıf halk ödüyor.
İnsanlar uyuklarken büyük şirketler devletle ortaklaşa soygunculuk yapabiliyor bu şekilde. İlla ki evlerine zorla girip paralarını çalmalarına gerek yok. Nasıl hırsızlıklar insanlar uyurken yapılıyorsa, bunlar da işi yönetmeliğine uydurarak, yasalardaki boşluklardan yararlanarak yapıyorlar. İnsanların ruhu bile duymuyor. Güncel politikadan bahsediyormuşuz gibi şimdi, ancak hayret vericidir ki bu mevzulardan Allah bir buçuk milenyum kadar önce bahsetmişti.
Alman olmayan Naziler en berbatları, en fanatikleridir. Kendilerini kanıtlamaları gerekirmiş falan gibi davranırlar. İki senedir buradayım; senin ülkenden sempatizan olan sadece birkaç kız gördüm. Ve biliyor musun, Nazi olanlar da, erkek arkadaşlarına âşık olan kızlar."