Kitab Ana ve Baba

Tarihe kazınmalarının sebebi bilgilerinin zeminindeki güçlü karakterleri. İmam Buhârî'nin Buhara padişahının çocuklarına özel ders vermeyi reddettiği için sürgün edilmesi, İmâm'ı Âzam ve Hanbeli'nin Emevî halifesinin halka dayattığı Mutezile2⁹ itikadını onaylamamaları, bu sebepten zindana atılmaları... Nice eğip bükenler silinip gitti ama tarih onları bize taşıdı. "Ne istiyorsa onu deseydin, değdi mi bütün kariyerini harcadığına? Şimdi bir de zindan hükmü giydiğin için apoletlerin de sökülecek üç kuruşa muhtaç kalacaksın. Herkes arkandan atıp tutacak, itibarını kaybedeceksin." demiş midir anneleri? Kıymetli anneleri öyle günü kurtarma derdinde “aman elimi suya sabuna değdirmeyeyim" eğitimi vermiş olsalardı, hiç yaşanmamış beş bin olayın içtihadını yapan, sabahlara kadar uzun teravih namazları kılan bir İmâm’ı Âzam yetişir miydi?
Sayfa 87·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Allahım ümmetimin günün ilk saatlerinde yaptığı işleri bereketli kıl. "
Sayfa 97 - Ebu Davud, Cihad 78, nr.2606; Ibn Mace, Ticarat 41,nr.2236·Kitabı okuyacak
Bir şeyi insanlar görür diye yapmamak riyadır . Bir şeyi insanlar görsün diye yapmak şirktir. Ihlas ise Allah Teâlâ'nin seni bu iki halden kurtarmasidir.
Ihlas, kulun yaptığı işlerin, başkaları görse de görmese de aynı olmasıdır.
Kur'an'ın ilk emrinin “oku" olduğunu düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Bu konuyu özellikle sona bıraktım. Okuma yazma bilmediği Yaratıcı tarafından bilinen bir insana", bir melek geliyor ve canını alırcasına sıkarak “Oku!” diyor. Üstelik ortada daha önceden inmiş vahiy malzemesi de yok. Neyi okuyacak? Cümlede nesne verilmiyor. Çünkü vurgu orada değil. Vurgu, nasıl okuyacağında; "Yaratan Rabbinin adıyla” oku. Yani, ne okursan oku, nereden okursan oku, ne şekilde okursan oku, illaki O'nu hatırla, O'nu yâd ederek oku. Bu emir, Resûlullah'a kitap okumayı değil, insanı, kâinatı okumayı emretmiştir.¹7 Jules Payot da "İrade Terbiyesi” kitabında şöyle der: “Eğer okuduklarınızı yorumlayıp, kendi vizyonunuzla, kendi değerlerinizle harmanlamayacak; çıkarımlar, tespitler ve icatlara dönüştüremeyecekseniz, satırları boşu boşuna üst üste yığmanızın bir anlamı yoktur.” Özetle çocuklarımıza diyelim ki: Oku, çünkü sadece okuyanlar ait olduğu uygarlığı ileriye taşıyabilirler. İnsan kitabını oku, kâinat kitabını oku, Kur'an kitabını oku. Fıtratın hangisine daha elverişli yaratılmışsa onu keşfet ve öyle oku. Ustalaştığın bir şey senin mesleğin olacak. Meslek belli saatlerde icra edilir, meslekten vazgeçilebilir, emekli olunabilir, "âlimlik" ise bize günde 86.400 saniye lazımdır. Çünkü bir günde bu kadar saniye var. Ömrümüz boyunca her gün, her an “iyi kul” olmakla yükümlüyüz. Tam da bu yüzden “âlim”likten emekli olunmuyor, vazgeçilmiyor. Seçtiğin meslek bireyseldir, ilahî emre konu edilmemiştir. Fakat "âlim" olmak her meslekten Müslümana, her koşulda gereklidir. Bir meslekte zirveye çıkmak aynı zamanda "âlim" olmak anlamına gelseydi, eşeğe benzetilen “bilginler” neyi anlatıyor olurdu?
Sayfa 59·Kitabı okudu