Bir önceki konuda geçen ayette açlk ve korku elbisesi na- zara verilmisti. Su avette ise baska bir elbiseden söz edilir: Takva elbisesi.
"Ey Âdemoğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek ve süs olacak elbise indirdik. Fakat takva elbisesi en hayırl1- s1dı..."319
Hem takva hem elbise her ikisi de libastır. Biri kalbin av- retlerini örter ve onu süsler, Diğeri cismin avretlerini örter ve süsler. Bunların her ikisi, birbirinin lazımıdir.32
Allah'ın rahmetinin anlatıldı ğı bir avette söyle buyrulur: "Şimdi bak Allah'ın rahmet eserlerine! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor?"310
verilir.
Ayette "Allah'ın rahmetine bak' yerine " Allah'ın rahmet eserlerine bak" denilmesi dikkat çekici bir durumdur. Bizler O'nun rahmetini değil, rahmetinin eserlerini görürüz. Mesela bize ve her canliya rizik vermesi, O'nun rahmet eserlerin- dendir.
Nuh ise kavminin hakkı kabulden kaçması sebebiyle şöyle beddua etmiştir:
'Ya Rabbi, vervüzünde bir tek kâfiri bile sağ bırak ma!"
Hz. Musa da benzeri bir hâlde sovle bedduada bulu- nmuştur:
"Ya Rabbi, onların mallarını mahvet, kalplerini sik. On lar, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmeyecekler.""
'Onların sana baktıklarını görürsün. Ama onlar gör mezler." araf 198
Ayet, insanların ilah yerine koydukları batıl mabutlarla alakalıdır. Bu batıl mabutlardan muradın putlar olduğu söylenebilir. Buna göre mana șöyle olur:
O putlar, mağazalardaki cansız mankenler misali, görünüşte insana bakar görünürler, ama gerçekte hiçbir șey görmezler.
Bu batıl mabutlardan muradın putlaștırılan şahıslar olduğu da söylenebilir. Buna göre ise mana şöyle olur: O putlaștırılan şahıslar sana bakarlar, ama seni gerçek kimliğinle göremezler. Mesela, Firavun Hz.Musa'ya bakmış, O'nu bir sihirbaz olarak görmüs, Ebu Cehil Hz. Peygamber e bakmış O'nu sadece beșerî yönüyle algılamış, manevi şahsiyetin görememiştir.