Aziz ve Celil olan Allah'ın razı olduğu ile insanların razı şey arasında çelişki varsa, Müslüman kadın tereddüt etmeden, duraksamadan, insanları kızdırsa bile Allah'ın rızası bulunanı seçer. Zira de. rin İslâmî şuuru ve ince duygu gücüyle idrak etmektedir ki insanların rizasını, hoşnutluğunu elde etmeye çalışmak ulaşılamayacak bir amaçtir; öyle bir amaç aynı zamanda sahibini Allah'ın gazabına götürebilir. Müslüman kadın bütün bu durumlarda hikmet sahibi peygamberinin yolunda hidayet arar. O buyurmuştur ki:
“Her kim insanların gücenmesine rağmen Allah'ın rızasını ararsa Allah da onu insanların eziyet ve sıkıntısından kurtarır. Her kim de Allah'ın gazabına mukabil insanların rızasını ararsa Allah’da onu insanlara havale eder. "27
Bu hassas terazi ve bu sağlam ölçüyle Müslüman kadın önünde orta, uygun, güzel yolun işaretleri belirmektedir. Artık neyi alacağını bilir, neyi bırakacağını bilir. Onun şaşmayan daimi ölçüsü Allah’ın (c.c.) rizasını kazanmaktır. Ve bununla Allah yolundan ayrılmış birçok kadinin düştüğü gülünç, utanç verici çelişkili durumlar, Müslüman kadının hayatından kaybolur.
Namazgahlarında huşu ile namaz kıldıklarını gördüğümüz halde birçok durumlarında ve tutumlarında nefislerinin arzularına uyan, hakdan ayrılıp uzaklaşan, bulundukları toplantılarda dillerine gıybet, dedikodu, koğuculuk ve insanların ayıplarını dolayan, sevmediklerine hile ve tuzak kurup kötülük etmek ve sıkıntı vermek için onlar aleyhine çeşitli laflar üreten bir kısım kadınlar vardır. Bunlar dinlerinde bir bozukluk, inançlarında bir zaaf, bu büyük dinin hakikatini zihinlerinde canlandırmada kusur çekmektedirler. Halbuki bu din kâmildir, tamdır, Allah Teâlâ o dini, insan şahsiyetinin çeşitli yönlerini kâmil manada kalıba sokmak için indirmiştir . Ondan sonra özel ve genel