Her değişim katliamları, ıstirapları, kaçınılmaz. yağmaları ve yikımları beraberinde getiriyordu. Ancak çok ölçüsüz, halkı aşırı vergilerle boğan sürekli aşağılayıp ezen bir hakan söz konusu olduğunda, şehirlerini bir başkasının fethetmesini dileme noktasına geliyorlardi
"Daha dün bir tepenin üstünden birliklerimi teftis ediyordum, onların adimlarinin altında yerin sarsıldığını hissettim ve kendi kendime, Şu cihanın hâkimiyim! Benimle kim boy ölçüşebili?" dedim. Allah bu kibrime, bu böbürlenmeme karşı, insanların en sefilini, yenilmiş, esir düşmüş bir adamı, bir idam mahkůmunu saldı üzerime; o benden daha güçlü çıkti, vurdu devirdi beni tahtımdan, aldı canımı."
Ömer Hayyam belki de bu dramin ardından kitabına şu rubaiyi kaydetmişti:
Her gùn biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleriyle övünmeye.
Tam işleri dilediği düizene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.
-En eski çağlardan beri müneccimler bunu hep ilan etmişler ve yalan da söylememişlerdir: Dört şehir, Semerkant, Mekke, Şam ve Palermo isyan yıldızı altında doğmuştur! Yöneticilerine asla kendiliklerinden boyun eğmez, olsa olsa zorla hizaya sokulurlar; kılıçla çizilmedikçe hak yoluna girmezler. Peygamber Mekkelilerin kibrini kılıç zoruyla alt etti, ben de Semerkantlılarin kibrini kılıç zoruyla yeneceğim!
Ayni anda Celaleddin Vatandaş siyeri ve birçok kaynakla okumami bitirdim. Osman Hocanin dili çok lezzetli. Okudukca okuyasiniz gelir cinsten. Siyer deyince hadissiz olmaz tabiki. Fakat hadisleri de dikkatli secmek gerek. Sahih olan ve bilhassa bazi noktalarda asiri kacan hadis adli sozler de kitaba guvenirligli düşürüyor. Iste bu kitapta da icindeki hadislerle ilgili sahih olmayan rivayetlerin bazi alanlarda fazlaca olması beni rahatsiz etti. Ama toplumumuz romansi menkibeli bir dil sevdigi icin bu siyerin begeneni coktur. Fakat Altay Cem Meriç in dediği gibi bu tarz bir anlatımı ODTÜ lu birey sevmez de istemez de okumaz da hatta belki inanmaz da. O yüzden cevrenizde o tarz bireyler varsa Celaleddin vatandaş siyeri tam da bu ihtiyacı karşılıyor.
Osman Hoca tasavvuf rabita ebced fenafi Rasul gibi kavramlara da siyerde yer vermiştir. Beni bu kitaptan uzaklastiran bir sebeb de bu kavramlarla burda karşılaşmak oldu.
Hakiki siyer anlatisinda bu kavramlari koymak cok zorlama olmuş zannimca. Tabi hepsi kendi yorumum. Herkesin inanci farklılıklara sahip