Peki, Mustafa Kemal, Ittihatçilara göre nasildir?
M.Kemal Ittihatçılara göre artık içtigi için "sarhoşun biri, durmadan arkadaşları ile olup/ bitenleri tenkit ettiği için "firsatçının biri,' zevkine düşkūn olduğu için belki de 'ahlaksızın biri', askerlikte değeri varsa da ne verilse doyurulması imkanı olmaya 'haris'in biri idi". (Atay F.R. Çankaya s. 69)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazı kelleler mutlaka gidecektir".
Bunun boş bir tehdit olmadığını Meclistekiler de bilir. Ölümle tehdit, çok iyi bir ikna metodudur. Mustafa Kemal bunu iyi bilir. Can; dedik ya, o dönemlerde çok ucuzdur.
Dikkat edilirse Ulu Önder'in Master Planındaki öncelikler arasında aş yoktur, ekmek yoktur, çarık yoktur, ekonomik kalkınma diye bir madde yoktur. Kaliteli bir yüksek ögrenim de yoktur. Her ne kadar üzerine çok nutuklar çekilse de, master planda bilim de yoktur. İnsan özgürlügü, hele hic yoktur. O hep söylenegelen Abdülhamitlerden, mutlakıyet idarelerinden sonra, özgürlüklerden de bahsedilmeliydi. "Biz özgürlüklerin havarisiyiz, falan", denmeliydi. Bunların yerine, bunlardan hiç birinin olmadığı master planin, adım adim, zamanı ve yeri geldikçe, halka dayatılması vardı.
Medeni milletler gibi şapka giymek, Latin harfleri kullanmak ve benzeri șeyler. Mustafa Kemaľ'e göre çağdaşlaşmanın anahtarıdir. Bunları mutlaka yapmalidır. Bunlar yapılınca biz çağdaş milletlerin seviyesine gerçekten çıkabilecek miydik?!
Açıkçası kitaptan beklentim daha farklıymış. Son sayfalara kadar bir kadının aşkını pardon aşklarını okuyacağımi düşünmemiştim. Yorumlarda her millet evladının okuması gerek diye yazınca ben de kurtuluş mucadelesinin etrafinda dönen bir kurgu sanmıştım.
Bilakis efendim. Kitapta bolca balolar, içkiler, modernligi gostermek açısından yabancı erkeklerle dans eden moden hanimlar, hanımların önünde pardon haniminin önünde başka hanimlara icki ısmarlayıp, ilgi gösteren erkekler ve bu nevi iliskilerden ibaret.
Yazık. Hoş Yakup Kadri kendisi bizzat bu balolara eşini ilk götüren 3 kişiden. Hatta eşini baska beylerle dans etmesine izin veren 3 peyfendiden. İnsanının bi sorasi geliyor; "Bu muydu yani cumhuriyet lakirdilari? balo mu, viski mi, dans mi diyesi geliyor..
Bi de 3.kocaya kosan Selma Hanım kadın erkek eşit olsun demez mi!
Selma Hanımcım, sen balolarda gezen bi tipsin tam olarak neyin eşitliğini istiyorsun diye sormazlar mi adama?
He bide yazarın evliliklerin cogunun bittigini, bunu kesinlikli ifadelerle dile getirmesi aile mefhumuna da epey zarar vermistir diye düşünüyorum.
Yani cephedeki bir hanımın hikayesi anlatilsa, cumhuriyet kurulurken ilmi noktada kendini gelistiren bir hanımın hayati olsa cok daha beni mutmain kılan bir kitap olurdu dusuncesindeyim.
Tabi hepsi kendi düşüncem. Edebiyatini vs. bilmem :/