"Benzemek; şahsiyetini yitirmek, kimliğini yok saymak ve yeni bir kimlik arayışına girmek kendine güvenini yitirmek" demektir..
Savaşta bir millet yenebilir de, yenilebilir de. Sonuçta her savaşin bir rövanşı da her zaman vardir. Eğer yenildiğine benzemeye kalkarsan ebedi yenilmiş, ebedi yenilgiyi kabul etmiş olursun. Bu iflah kabul etmez büyük bir zaaf alametidir.
Islam Peygamberi bu benzeme veya benzememe konusuna çok dikkat etmiştir. Islam'da, bir Hristiyan'a, bir Yahudi'ye veya bir müşrike benze
memek, esastır. Bu, her zaman șahsiyetli bir duruș sergilemek demektir. Islam Peygamberinin bu konulardaki pek çok davranışindan basit bir örnek verilebilir: Hazreti resul, hicri aylardan 10 muharremde Yahudilerin pruç tuttuğunu görür. Sebebini sorar. Yahudilerin Hz. Nuh'un Tufan'dan kurtulușu sebebiyle oruç tuttuğunu söylerler. O da "Nuh bize Yahudilerder daha yakındır. Onun için biz de oruç tutalım der. Onlara benzememek için ya 9 Ve 10 muharremde veya 10 ve 11 muharremde". Bu inceligi, espriyi þūtūn Müslümanlar bilir, Onun için akılları ersin, ermesin Bati'dan gelen her şeye, özellikle de şekli seylere karşı, Müslümanlar Çok dikkatlidir.