Oğlum Timuçin, her insan kendi düşüncesini, hal ve hareketlerini doğru bulur. Eğer olaylara o insanın gözüyle bakabilirsen, çoğu zaman neden böyle gördüklerini anlayabilirsin . Bir insanla etkileşim kurduğun zaman iki seçeneğin var, ya o insanı "olduğu gibi kabul edebilirsin" veya "olduğu gibi kabul etmeyebilirsin."
Aslında bu, yalnız insanlarla ilgili değil, nesnelerle ilişkin için de söz konusu. Örneğin taşla ilişkinde ya taşı "olduğu gibi kabul edersin" ve böylece taşın sert olduğunu anlarsın ve ayağını taşa vurmamaya özen gösterirsin ya da taşı "olduğu gibi kabul etmezsin" ve sert taşa ayağını vurup da ayağın acıdığında avazın çıktığı kadar bağırır ve taşa küfredersin.
Bunun gibi bir insanı yargılamadan olduğu gibi kabul edersen onunla çatışmaya, çekişmeye girmez, saygı içinde ilişkini sürdürebilirsin. İşbirliği içinde karşılıklı saygı ve kabule dayalı ilişkiler içinde yaratıcı ve üretici olabilirsin.
İnsanı olduğu gibi kabul etmez, onu yargılarsan, o zaman o insanla ilişkinde şu sorunlardan birini yaşarsın (kötüden iyiye doğru sıralarsak):
*Savaşırsın: Savaşın amacı, karşındakini yok etmektir. Sen yada karşındaki yok oluncaya kadar savaş devam eder. Oğlum Timuçin, bir insanla kurulabilecek en kötü ilişki, onunla savaş içinde olmaktır, herhangi bir insanla savaş içinde olmamaya özen göster .
*Dövüşürsün: Dövüşün amacı, karşıdakinin kolunu kanadını kırmak, onu bitkin hale getirmek ve ezmektir. Bugün dövdüğün kişi, yarın güçlenip sana savaş açabilir. Oğlum Timuçin, bir insanla, savaştan sonra kurulabilecek en kötü ikinci ilişki dövüştür; insanlarla dövüşmemeye özen göster.
*Güreşirsin: Güreşin amacı karşıdakini alt etmek, üstte kalmak ve "Hep benim sözüm geçecek, çünkü ben senden güçlüyüm," demektir. Birbiriyle güreşen insanlar işbirliği içinde olamaz, birbirlerini