Hindu bilge Buda bir öğretisinde şöyle der: ‘Sonunda üç şey önemlidir: Ne kadar sevdiğin ne kadar nazik yaşadığın ve senin yazgında olmayan şeylerden nasıl zarafetle vazgeçebildiğin.’ Demem odur ki insan tabiatı öfke ve kızgınlığı reddeder. Düsturumuz nezaket olmalıdır. Hem kadınlar kırılgandır çiçek gibi; su gibi sükûta bürünmedikçe onları anlayamazsın.
Bir ezgi düşün, düşün ki bütün sesleri ihtiva ediyor; çaldığında hem hüznü hem sevinci yaşatıyor. Bilirsin, sonsuz değil mutluluklar da kederler gibi. Ben her iki duyguyu da cemettim; tek bünyede ittisal ettirdim. Sevinçli iken gamlı tellere dokunuyorum, kederli iken keyifli tellere. Böylece hiçbir duyguya özlem duymuyorum.
“Efendiler, hayat ölüme sual etmiş: Neden böylesin, diye. Ölüm yanıt vermiş: Ben buyum. Hayat tekrar sual etmiş: Peki daha nazik olamaz mısın? Ölüm tekrar yanıtlamış hayatı: Ölümün yüzü soğuk olur…”