“Nedir bu zamanın insanından anlatmak istediğin,söyler misin?Bu zaman ne yapmıştır ki içinde yaşadığı insanı dünkü zamanlara göre farklı kılıyor?Oysa güneş dün de doğudan doğuyordu bugün de...Yarın da aynısı olacak.Öbür gün de...Güneş hep doğudan doğacak ve batıdan batacak.Sonsuza kadar bu böyle olacak.Değişen nedir biliyor musun?Aslında zaman olarak değişen hiçbir şey yok.Gün aynı gün,gece aynı gece.Aydınlık ve karanlığı kapsayan döngü içerisinde değişen bizleriz.Yani canlılar.Doğuyoruz,emekliyoruz,konuşuyoruz,büyüyoruz,üretiyoruz.Darbeler yiyoruz veya darbeler yapıyoruz.Saçlarımız beyazlıyor,cildimiz buruşuyor ve sonuçta ölüyoruz.”
“Umutlu yaşamak,umutlanmak,umutlandırılmak.Umutla devam ettirmek ve her şeyin parayla başladığı ve parada bittiği bir yaşam.Bir günü bir gününü tutmayan,hep birilerinin yönlendirilmesiyle devam eden bir yaşam...”
“Yaşamak,tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek,hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak;herkesten daha çok,daha kuvvetli yaşadığını,bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek,onu bekleyerek yaşamak...”