Her Kimsen - 2. Yorum
#ilkkitaptanözet
Erkek kardeşiniz dolandırılıyor ve siz de kısa bir süreliğine babanızın işini devralıyorsunuz. Neden mi devralıyorsunuz? Çünkü bu dolandırılma meselesi yüzünden kardeşiniz köye gidip toprak satmak zorunda kalıyor. Babanızın işi ise bir basketbol takımının antrenörlüğü. Herkes, babanızın yerine geçecek kişinin erkek olduğunu düşündüğü için siz de kılık değiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Üstelik bir erkek basketbol takımını çalıştıracaksınız!
İşte Deva’nın hikâyesi de tam olarak böyle başlıyor.
Kendinizi gizleyebilirsiniz, peki ya kalbinizi?
⸻
#yorum
Çok eğlendiğim bir seri oldu ve sanırım yakında novellası çıkacakmış; bu habere çok sevindim! Genelde bu tarz kitapları sevmem ama Her Kimsen beni kendine âşık etti. İlk yorumda da belirttiğim gibi Deva karakterini gerçekten çok sevdim. Eğlenceli, bol kahkahalı ve elbette bolca alıntı yapabileceğiniz bir kitap. Özellikle 2. kitapta sayamayacağım kadar çok alıntı çıktı ama üşengeçliğimden hepsini paylaşamadım.
Yazarımızın dili hafif ve akıcı, bu yüzden kitapları bir çırpıda okuyorsunuz. Bence gayet başarılı bir seri olmuş. Herkesin emeğine sağlık
Her Kimsen – 1 Yorum
Erkek kardeşiniz dolandırılıyor ve siz de kısa bir süreliğine babanızın işini devralmak zorunda kalıyorsunuz. Neden devralıyorsunuz? Çünkü bu dolandırılma meselesi yüzünden köye gidip toprak satması gerekiyor. Babanızın işi ise bir basketbol takımının antrenörlüğü. Herkes, babanızın yerine geçecek kişinin erkek olduğunu bildiği için siz de kılık değiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Üstelik erkek basketbol takımının antrenörlüğünü yapacaksınız!
İşte Deva’nın hikâyesi de bu şekilde başlıyor.
Sizce yakalanmış mıdır?
Ya da orada aşkını bulmuş mudur?
Hepsi ve daha fazlası Her Kimsen’de…
#yorum
Tam bir gençlik kurgusuydu. Deva karakterini ben çok sevdim. Eğlenceli, bol kahkaha attıran ve tabii ki bolca alıntı yapabileceğiniz bir kitap. Yazarın dili sade ve akıcı, bu yüzden kitap çok hızlı bir şekilde bitiveriyor.
Kitaptaki verilen mesajlar da gözümden kaçmadı. Gerçek aşk, dış görünüşümüz ne olursa olsun, hangi bedende, hangi kimlikte olursak olalım, bir yolunu bulup bizi bulur. Sporun da tıpkı sevgi gibi bir cinsiyeti olmamalı; çünkü her şeyden önce insanız ve insan kalmayı unutmamalıyız. Verilen mesajlar gerçekten yerindeydi.
Yazarı daha önce Wattpad’den okumuştum ama kitabın basılı hâlini ilk kez okudum ve bence gayet güzeldi. Herkesin emeğine sağlık
Dünyadaki sesler bir anda yok olmuştu; artık kuşların sesini duyamayacaktı, rüzgârın tenini okşadığını hissedemeyecekti, artık bulutlara bakıp hayal kuramayacaktı…
Ölüm gelmişti. Artık bir nefes uzağında değil, burnunun tam ucundaydı. Organlarının patladığını hissediyor, kulakları yerinden fışkırırcasına acıyordu. Hareket etmek istedi ancak bu dünyaya ait değildi, bir anda hafiflemişti, yerde yatan bedenine bakarken ruhu yavaşça göğe doğru yükseldiğinde huzurla ölümü selamladı, kalbi çok kırık ama vicdanı rahattı. Ölüm artık boğazına geldiğinde tüm görüntü yok oldu. Yeşil gözler yerini önce beyaz bir odaya, ardından uçsuz bucaksız karanlığa bıraktı. Acı gerçeği çok geçmeden kabullendi, ölmüştü.