Herkese merhaba. Dostoyevski'nin Kumarbaz adlı romanını daha önce başka bir yayınevinden okumuştum. Şimdi tekrar okuyorum ve sanki ilk kez okuyormuş gibi farklı bir tat aldım. Bunda Dostoyevski'nin muhteşem dehasının yanında yayınevleri arasındaki çeviri farklarının da etkili olduğu yadsınamaz bir gerçek.
Başkarakterimiz bir öğretmen olan Aleksey İnanoviç. Hayatındaki her duyguyu tutkuyla, sınırlarına kadar yaşayan biri. Nitekim kumara da aşkına da tutkuyla bağlı. Tıpkı Dostoyevski gibi... Yazarımızın da kumara ve kadınlara olan düşkünlüğünü biliyoruz. O da aynı başkarakterimiz gibi kendini tanımak için her zaman sınırlarda dolaşır. Yoksuldur ancak bu onun için bir engel teşkil etmez. O hayatı, yaşamayı sever ve başına ne gelirse gelsin onunla yaşamayı öğrenir. Bu hastalık, ölüm bile olsa... Öyle ki hemen her kitabı olduğu gibi Dostoyevski'nin bu kitabı da kendinden büyük izler barındırıyor.
Kumarbaz, sanatçının ilk akla gelen eserlerinden biri olmasa da benim çok başarılı bulduğum eserlerinden. Yazar, bu eseri 20-30 gün gibi kısa bir sürede tamamlar ve telif ücretiyle de (ironik bir şekilde) kumar borcunu öder. Bir bakıma bu kitabı sanat için değil de hayatını kazanmak için yazmıştır. Bunu neredeyse tüm eserleri için söyleyebiliriz fakat yazma nedeni ne olursa olsun onun eserlerinin sanatsallığından bir şey kaybettirmemiş üstelik yaşadığı zorluklar onun eserlerini beslemiştir bile diyebiliriz.
Herkese iyi okumalar dilerim.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma
"Belki de ruh sayısız duyguyu bir anda tattıktan sonra tatmin olmuyor, huzursuzlanıyor ve nihai bir bitkinliğe varıncaya dek, her defasında artan bir şiddetle yepyeni duygular tatmak istiyordur."
Sayfa 140 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu