Kalbin temizliği ve niyetin halisliği, amelin sırf Allah rızası için olması, yapılan işlerin münafıklıktan, riyadan, gösterişten uzak olması; sufinin, has Müslümanın ana vasıflarındandır.
İçi başka olmak, dışı başka olmak mümin işi değildir.
İbrahim Hakkı-i Erzurûmî hazretleri; "Mü'min işi renk olmaz." diyor. Mü'min işi kaypak, yanardöner, değişik olmaz. Mü'minin işi sağlamdır; içi de dışı da aynıdır. Birisine kızmışsa, "Arkadaş ben sana kızdım." der, "Falanca şeyine darıldım." der. Seviyorsa sevdiğini, kızıyorsa kızdığını söyler. Beğenmediyse nasihat eder; "Kardeşim, ben sende şu kusuru gördüm. Şu kusurunu düzeltsen iyi olur, Allahu a'lem..." der. "Belki benim daha fazla kusurum vardır ama senin bu hâlin hadise, âyete uygun değil." diye güzelce, dobra dobra konuşur.
Bir insanın içinin başka, dışının başka olması münafıklık alametidir. Dobra dobra olması, bir kusur görüyorsa söylemesi lazım... Seviyorsa sevecek, sevmiyorsa, "Ben seni şu sebepten sevemiyorum." diyecek. Haksızsa kendisini, haklıysa karşı tarafı düzeltecek. "Sende şu kusuru görüyorum bunu düzelt, seni onun için sevemiyorum." diyecek.