Bâyezidi Bestâmî

Allah haktır, sözü haktır. Hak ona şahit olduğu için dâvâ, iddia, palavra ve böbürlenmekle teyide ihtiyacı yoktur. "Ama kişi şahit değil, müşahit değil, perdeler açılıp gerçekleri gören kimse değil de gâib, perdeli, uzak ise... " O zaman iddia eder, böbürlenir, olmayan şeyi var gibi gösterir." "Böyle iddiacılık, böbürlenme ancak perdeli insanlarda olur." Hakk'ı müşâhede eden insan, dâvâya lüzum görmez. Birisi, "Havada uçtum, denizleri geçtim, öyle yaptım, böyle yaptım, ben şuyum, ben buyum." diye iddia ediyor mu, tamam. Bir şey yok ki iddia ortaya koyuyor. Bu işleri hakikaten yapan insan, kenarda kıs kıs güler. Sesini çıkarmaz, başını eğer. Hiçbir şey yapmayan böbürlenir, atar tutar. Hakikaten olan lüzum görmez; Allahu a'lem bunu anlatıyor.
Sayfa 164 - Server Yayınları·Kitabı okuyor
Tasavvuf
"Her palavracı, iddiacı, övünücü, böbürlenici hakkı müşâhededen bu palavracılığı, iddiacılığı, övünmesi, böbürlenmesi dolayısıyla perdelenmiştir." Böbürlenip "Ben şöyleyim, ben böyleyim." diye maneviyattan yana kendisinde olmayan bir şeyi var gösterip, sadece kuru bir iddiada bulunanlara "müddeî" derler. Biz buna Türkçe "böbürlenici" diyebiliriz. "Her böbürlenici, hakkı müşâhededen bu böbürlenmesi dolayısıyla perdelenmiştir." Sen misin böbürlenen? Allah ona perdeleri kapatmıştır; gözleri hakkı hakikati müşâhede edemez. İddiacı, gösterişçi, böbürlenici, kendisinde olmayan hâli varmış gibi etrafa satmaya çalışıyor... Onun bu edepsizliğinden dolayı perdeler iner, hakkın müşâhedesi ona nasip olmaz.
Sayfa 163 - Server Yayınları·Kitabı okuyor
Tasavvuf
Zünnun-ı Mısrï hazretleri şöyle dedi: "Yâ Rabbi! Eğer ben elimi sana dua ederek göğe kaldırdıysam... Nice zamandır hata ettiğim halde sen istediğim şeyleri bana bahşediyorsun. Ellerimin işlediği suçlardan dolayı senden ümidimi keser miyim yâ Rabbi! Ben böyle hata ederken bile duamı kabul ediyorsun."
Sayfa 158 - Server Yayınları·Kitabı okuyor
Tasavvuf
Zünnûn el-Mısrî hazretleri şöyle dedi: "Allah'ı seven kimsenin alameti Allah'ın habibine ahlakında, fiillerinde, emirlerinde ve sünnetinde tam ittibâ etmektir."
Sayfa 147 - Server Yayınları·Kitabı okuyor
Tasavvuf
Tevazu dinimizde methediliyor. Efendimiz tavsiye ediyor: "Mütevazı olun, mütekebbir olursanız Allah sevmez, aşağılara indirir, sizi cezalandırır." "Kalbinde kibir olan cennete giremeyecek, mütevazı olmak şart." diye biliyoruz. Mütevazı olmayı nasıl sağlayacağız?
Sayfa 137 - Server Yayınları·Kitabı okuyor
Tasavvuf