2020'de Kıyıda Bir Gün
Satranç ustasına yeni sivrilen diğer pek çok gözde çeşitli satranç ustası gibi ‘’Yeni Fischer!’’ türünden pek çok yakıştırma yapılıyor o ise doğallıkla duymazdan geliyordu. Deniz sütlimandı. Kıyıya yakın bir yerde ağır adımlarla yürüyordu. Sıradan bir kış gününü yansıtmayan bir gündü, o gün için hayli kalabalıktı, insanlar neşeli gözüküyorlardı, ilkbahardan farklı olarak sanki bir tek kelebekler ortada yoktu. İnsanların neşesi yerindeydi o da bu neşeye katıldığını hissetmişti. Gökyüzü ile birleşen denizin huzur yayan sakinliği insanlara bulaşmış gözüküyordu. ‘’Denize yüzünüzü döndüğünüzde ruha ılık ılık işleyen rahatlama hissiyle ferahlıyorsunuz, ters istikamete döndüğünüzde şehrin insanı tüketen kaotik görünümü göze çarpıyor ’’ diyordu kendine ikisi arasındaki tezatlığı yansıtan bir ara istasyonda olduğunu aklından geçiriyordu. ‘’Deniz yönü, *ruhun manzarasına hitap ediyor, şehrin istikameti o her günkü rutin tekdüze ve zaman zaman sıkıcı hale gelen hıza, manzaranın ruhuna işaret ediyor.’’ diye düşünüyordu, ’’Yine ortada bir ruh kalmışsa tabii’’ diye iç geçirmeyi ihmal etmeden. Saat 16.47 idi, ocak ayının 28’inde. Deniz üzerine çepeçevre yayılmış sayısız martı ince bir sis tabakasıyla kaplı yüzeyde gözün seçemeyeceği enginlerde kaybolup giderken, kıyıda kuzgunlar aralarını açmadan tünemek için alçaktan gökyüzünü hızlıca yarıyordu. Biraz sonra kuzey doğu tarafında pruvası kuzey yönünü gösteren bir yolcu gemisi ihtişamla belirmişti. İskelenin yaklaşan akşamı haber veren sarı beyaz ışıkları da o sırada yanmıştı. Ortalık halen yarı aydınlıktı ve satranç ustası kendisini manzaranın çekici etkisine kaptırmış gözüküyordu. Bu yörenin, ziyaretçileri üzerinde, böylesine eşsiz biçimde havaların ısındığı şaşırtıcı günlerde, günümüzde müze olarak hizmet