Bir oyun ve yazın yaşamım. Çok kimse «Yaşam öykünüz pek ciddi değil» diyordu. Doğru. Akademilileşemedim daha, kendime ufak özenler gösterme alışkanlığı edinemedim. Ayrıca, yapıp ettiklerim, içlerine sevinç karışmamışsa, pek ilgilendirmiyor beni.
İLK ANI
Resimle ilgili kavramlar. Yer belli değil. Kış. Baba Vatan dergisine abone olmuş. Vatan bir «mizah* eki. Konuşma
konusu o. Maskaralıklar bekliyoruz. Babam, dilinden düşürmediği (Allons enfants de la par quatre*»ı söyleyerek geziniyor. Vatan gelmiş. Alıyorum, açar açmaz da (resmi görünce) bağırıyorum : Amma da gülünç! Bir amcayla bir teyze öpüşüyorlar!» Güldüler. Daha sonra, ek gelmişken ve gülme sırasıyken, baştan anlıyorum ki güldükleri benim. Mizah ve resimler konusunda görüş ayrılıklarımız böylece ortaya çıkmış oldu.
Biz
bir yatak çarşafına benzeyen uykusuz benzimiz
ve bir âvize gibi sarkan dudaklarımızla,
bizler,
salgının dört bir yana altın ve çamur saçtığı
miskinler kentinin forsaları bizler
Venedik göklerinden daha duruyuz,
arıtmış içimizi bir yıkayışta güneşlerle denizler!