Selim

Selim
@KitapKitap
Burada yer alan okuduğum kitaplar listesine 2016 yılı öncesi okuduğum kitaplar dahil değildir.
Puan vermedi·141 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2020 21:41
Sait Faik, benim için uzun yıllar bilinmeyen bir giz olarak kaldı - henüz ikinci kitabını okudum. Üçüncüsüne yeni başladım dolayısıyla - halen daha öyle desek yeri. Ancak onun yazarlığında ön plana çıkan kimi özellikleri keşfetmek için elbet kâhin olunması gerekmiyor. Okumak yeterli. Yazar, çoğunluk basit ülke insanlarını yaşamlarını ele alıyor. Yazar onların acılarına kederlerine hüzün ile iç dünyalarında gerçekleşen mutluluklarına odaklanmaktadır. Yalnızca bu insanların yaşam tarzlarına ışık tutmamakla birlikte onların kişisel serüvenlerinde bir noktadan başka bir noktaya evrilmelerinin - dünyadaki durumlarından yola çıkarak - düşünce ile duygu anlamında iç dünyalarındaki değişimleri ele almaktadır. Karakterlerin olumsuzluklarını yahut erdemlerini sayıp dökmektedir ama bütün bunları nesnelliğin dokunuşunu ondaki izini atlamadan yapmaktadır. Tolstoy, ''Bilgelik yalnızlıkta var olan içsel çabayla... ...ve insanlarla ilişkimizde var olan kendimizi geliştirme çabasıyla kazanılır.'' demiştir. Okuyan insan yalnızlıkta var olan içsel çabaya - bilgeliğe - yakındır diyebiliriz. Sait Faik'in yazdıklarının şiirselliği ise bilgeliğinden gelmektedir. Yalnızca okumakla değil yaşam pratiğinden de beslenen bir bilgeliktir bu. Hikayelerinde aklı, vicdanla yetenek çubuğunu Dostoyevski'nin kitabına adını veren 'Ezilenler'den yana bükmek için kullanmanın yanı sıra düşseldir, ressamın elinden fırçasını bırakmaması gibi mizahı da es geçmemiştir. Sait Faik büyük yeteneklerine rağmen hayatın her düzeydeki gerçeklerine dışsal kalsaydı o ünlü hikayecilerden biri hiç olabilir miydi? Henüz okumadıysanız kendinize bir Sait Faik kitabı alabilirsiniz. Dostça selamlar.
ŞahmerdanSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20132,418 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sait Faik Abasıyanık - Ara Güler
Ulan gebereceğiz diye fotoğrafımı mı çekmeye geldin?
Sayfa 140 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
-Ne ağlıyorsun kadın dedi. Aç şu kapıyı, şu koku çıksın. Bu koku odanın mesamatına** girmiş, Türk köyü kokusu. Bu belki de Emin'in yokluğunun kokusu... Kapı açılınca belki çıkar, belki de çıkmaz. Kadın kapıyı açtı. İçeriye berrak bir kış günü ışığı, yol bulmuş su gibi aktı. ** Her yeri, köşe bucağı.
Sayfa 108 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Bununla beraber, gerektirdiği araştırma yoğunluğuna bakılmaksızın her bir parçanın sadece bütünün bir parçası olduğu olgusunu gözden yitirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde, bizi bütünüyle farklı bir yöne, yeni boyutlara, belki de önceden keşfedilmiş boyutların zaman ve mesafe olarak yittiği bir uzaklığa taşıyan yeni bir parçayla karşılaştığımız zaman cesaretimiz kırılabilir.
Altıkırkbeş·Kitabı okudu
Almanya’da giderek artan barbarlığa kendisinin de kişi olarak maruz kalmasına rağmen bu ülkeden ayrılmadan önce yaptığı resimlerin hiç biri bu sıkıntılı dönemin havasını yansıtmaz. Kandinski ve başka birçok kişi gibi Klee de bir Yahudi ve yabancı olarak aşağılandı. Ama kendisini korumak adına hiçbir zaman alçalmadı. “Bu kaba olaylar, bana cevap vermeye bile gerek değmezmiş gibi geliyor. Benim bir Yahudi olduğum ya da Gaçilya’dan gelmiş olduğum doğru olsaydı bile bu benim başarılarımın değerini asla değiştirmezdi. Bana göre Yahudi ya da yabancı, yerli bir Almandan daha aşağı değil. Bu görüşümden asla vazgeçmemeliyim çünkü bundan vazgeçmek beni gelecek kuşakların gözünde bir maskaraya dönüştürecektir. Bugün iktidarda olanlara yaranmaya çalışan trajikomik bir tip olmaktansa eziyete katlanmayı tercih ederim”(Lily’e yazdığı bir mektuptan, 6 Aralık, 1933).
Altıkırkbeş·Kitabı okudu