Oktay BAKIRCIOĞLU

Bilim, Hiç Bir zaman Bu Kadar Zevkli Anlatılmadı.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 18:00
Yıllar önce evimize bir çok dergi gelirdi. Bunlardan birisi Tübitak tarafından çıkartılmış Bilim ve Teknik Dergisi, diğeri ise Zafer Dergisi. İkisi de yeryüzünü, gökyüzünü, uzayı, evreni, insanı, hayvanı, bilümum yaratılanı anlatırdı. Bilim ve Teknik Dergisi, anlatırken işte bunlar "evrim sonucunda olmuştur." diye sonuca bağlar, Zafer Dergisi ise "İşte Yüce Allah bize varlığını, yüceliğini, her yerde ve her şekilde nasıl da işaret ediyor. Kainattaki hiç bir şey de tesadüfe yer olmadığı, bunların muhakkak bir yaratıcısı olması gerektiği, bunun da pek tabi ki Yüce Allah (c.c.) olduğu" sonucuna bağlayarak bitirirdi. "Şu Acayip Gökyüzü" kitabı, Zafer Dergisinde yıllarca çalışmış, görev almış Tarık USLU (Özkan EFE) tarafından kaleme alınmış. Şu Acayip Şeyler Serisi toplam 21 ayrı kitaptan oluşuyor. "Şu Acayip Gökyüzü" kitabı serinin üçüncü kitabı. Bu kitapta, Gökyüzü Neden Mavi, Yağmur Nasıl Oluşur, Kar Nasıl Oluşur, Şimşek ve Yıldırım Arasındaki Farklar vb. başlıklar altında konular bilimsel yönden işlenip, ilk ve ortaokul öğrencilerinin anlayabileceği basit, tatlı ve sürükleyici bir dille işlenmiş. Ve tabiki de gökyüzündeki her bir ayrıntıdaki mükemmelliğin ancak ve ancak bir yaratıcısı olması gerektiği, bunun da pek tabiki de ancak ve ancak Yüce Allah (c.c.) olduğunu sonucuna bağlanmış. Ben, kitabı ilkokul 3. sınıfa giden oğlumla birlikte okudum. Kitabın dili, karikatürleri, fıkraları, anlatım dili oğlumun oldukça hoşuna gitti. Açıkçası ben de, oldukça beğendim. Gerek "Şu Acayip Gökyüzü" kitabını, gerekse de "Şu Acayip Şeyler Setini" tüm ilkokul ve Ortaokul öğrencilerine tüm kalbimle tavsiye ediyorum. Anlatılması, anlaşılması oldukça zor olan bilimsel konuların, bu kadar zevkli, eğlenceli bir şekilde çocuklara aktarıldığı başkaca bir kitap var mıdır, blemiyorum.
Bilim
Şu Acayip GökyüzüTarık Uslu · Uğurböceği yayınları · 2010560 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 18:00
·
2020 95. kitabı
Tarık Uslu
9/10 · 560 okunma
Kocası Askerde, Kendi Eğlence de Cemile.
1/10
·80 syf.··
2020 91. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 03:00
26 Aralık 1991 yılında Sovyetler Birliği dağılmış ve ortaya 15 ayrı devlet ortaya çıkmıştı. Yıllarca, Sovyetler Birliği esaretinde yer alan, Azerbeycan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan ve Türkmenistan bağımsızlığını ilan etmişlerdi. Türkiye'de de, o dönemlerde ırk birliği, kan birliği duygusu ile kökekeni Türk olan bu devletlerle yakın ilişkiler geliştirme ihtiyacı hissedilmişti. Bu kapsamda, söz konusu ülkelerden Üniversite Eğitimi için ülkemize öğrenci getirtilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından eğitim, barınma masraflarının karşılanması amaçlanmıştı. İstanbul'da katıldığm bir konferansta konuşmacı "O dönemde bizler Yüksek Öğretim Kurumu yetkilileri olarak Süleyman DEMİREL'e bir rapor sunduk ve Türki Cumhuriyetlerden 500 üniversite öğrencisi için gereki çalışmaları yaptığımızı ve herhangi bir sorun yaşamayacağımızı belirttik. Uçakla, Azerbeycan'ın başkenti Bakü'ye indik. Süleyman DEMİREL kendisini karşılayan muhteşem kalabalığı görünce "Sevgili gardaşlarım, size buradan bir müjde vermek istiyorum. Gelecek yıldan itibaren Türki Cumhuriyetlerden 10.000 üniversite öğrencisini Türkiye'deki üniversitelerimizde, tüm masrafları bize ait olmak üzere okutacağız" dedi ve bizim başımızdan kaynar sular döküldü. Zira, biz bütün planlamalarımızı 500 öğrenci üzerine kurmuştuk. Maalesef, siyasi bir gaza gelinip söylenen bir söz nedeniyle planlanandan 20 kat fazla bir üniversite öğrencisi Türkiye'ye geldi ve Türkiye olarak biz onlara amaçlandığı şekilde güzel olanaklar sunulamadı ve maalesef oldukça üzücü sonuçlarda ortaya çıktı." demişti. Türki Cumhuriyetlerden gelen öğrenciler ile Türk öğrenciler arasında devlet yurtlarında sık sık kavgalar yaşanıyordu. Her ne kadar onlarla ırktaş olsak ta, anlaşılmıştı ki, onlar uzun sre Sovyetler Birliği esaretinde,
Edebiyat
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Halayık Dilber'in Çileli Hayatı.
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 93. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 16:08
·
Osmanlı Devleti'nde Maarif Nazırlığı (Milli Eğitim Bakanlığı) yapmış bir babanın oğlu olan Samipaşazade Sezai, babasının işi, konumu ile orantılı oldukça iyi bir eğitim almış. 27 yaşında "Sergüzeşt" isimli ilk romanını yazmış. II. Abdülhamit döneminde, Jön Türkler hareketine yakın olması, muhalif görüşlere sahip olması nedeniyle ülkeyi uzunca bir süre terketmiş ve bir daha da herhangi bir roman yazmamış. Roman'da, aslında Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in veda hutbesinde de buyurduğu üzere İslamiyette zinhar yasak edilmiş ancak maalesef Osmanlı Devleti'nde her ne kadar batıda uygulanan bilindik, klasik kölelik sisteminden farklı da olsa var olan kölelik, odalık, halayıklık, cariyelik adlarıyla yürütelen farklı bir kölelik sistemine değinilmiş ve bu durumun insanlık dışı olduğu hususu vurgulanmıştır. 1847 yılında Sultan Abdülmecid tarafından yayınlanan bir fermanla, Osmanlı Devleti'nde kölelik tamamen kaldırılmıştır. Roman, her ne kadar yazarın kaleme ealdığı ilk ve son romanı olsa da akıcı bir dile sahip ve oldukça sürükleyici. Benim okudğum çeviri ise gayet güzel. Kiyabı okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bilge Kültür Sanat · 201656,5bin okunma