My Diary

My Diary
@Kitap_33
Aynı bedende olmalarına rağmen zihin ve kalp yaşıt değildir.
Birine söylediğin her söz için erkendir.
"Sanmak, tehlikelidir. Hem ölmekten fenadır. Ölüm bir kerelik. Sanmak defalarca."
Sayfa 47 - İletişim·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Bu yaşa geldik hala aynıyız.
Sadece büyürsem çözebileceğim düğümler vardı. Onların dünyasına dahil olmak için büyümeyi beklemek aksak, yersiz, bir gönül yorgunluğu. "Bunu mu demek istedi?" kısmındaki "bunun" altını doldurmadıkça zihnim karıncalanıyor ve ben içimdeki Gülişlerden biriyle daha tanışıyordum. Her yeni ben içimdeki nüfusu gittikçe artırıyor, işime yarayacak kızı bulmam, o kalabalıkta oldukça güçleşiyordu. Parçalanarak çoğalıyor, çoğalarak karışıyordum. Kendime, kendi içimde, kendi kendime.
Sayfa 29 - İletişim·Kitabı okuyor
Gerçekleşmemiş beklentiler üzer.
Sayfa 26 - İletişim·Kitabı okuyor
Şimdiki zamanın iletişim dili...
Lanet şeytan, hep duymak istediklerimi söylüyor.
Sayfa 11 - İletişim·Kitabı okuyor
Sevme duygusu bile sana ait değil
Önünde annem. Dizlerini kırınca eteği yukarı sıyrılır, bacağındaki doğum lekesi iyiden iyiye görünürdü. Sol dizinin üstünde, urgan kılıklı leke. Annem onu hiç sevmez. Oysa ben kimselerde görmediğim, Tanrısal bir işaret, bir kutsanmışlık nişanesi sandığım bu urganı pek sever, dokunmak isterdim fakat annem böyle anlarda, "Biliyorum, üzülmeyeyim diye dokunmak istiyorsun, bana acıyorsun," derdi. Bana. El kadar çocuğa. Ona acıdığım için sevmediğim bir şeyi seviyormuş gibi yapabileceğimin önünü açarak beni, kalbin ikiyüzlülüğüne sevk ederdi ama ben hiç oralı olmazdım. Sevmek, biri isteyince yapılacak kadar kolay mıymış? "Vallahi," derdim anneme. "Bacağındaki urganı çok seviyorum. Masallarda olur böyle garip şeyler."
Sayfa 9 - İletişim·Kitabı okuyor
Reklam