Ehلus Sûnne

Ehلus Sûnne
@Kitap_Cerrahisi
{Hanbeli} Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
"Mumlar söndü mü, bütün kadınlar güzeldir." -Plutarkhos-
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Haritalar konuşmaz denir; fakat bazen bir harita, ciltler dolusu kitaptan daha güçlü bir şekilde hakikate şahitlik eder. Kimler İsrail diye bir devleti tanıyorsa, biz onları tanımıyoruz. 1948 yılına ait bu harita, bugün birçok kişinin unutturmaya çalıştığı tarihi bir gerçeğin sessiz şahididir. Haritada "israil" diye bir devlet yoktur. Bu topraklar, yüzyıllar boyunca Filistin olarak bilinmiş ve haritalarda da bu isimle yer almıştır. İslâm topraklarıdır ve hiçbir siyasi partinin seçim için, oy için malzemesi olamaz. Mukaddes ve kadim şehir kudüs'ü, mescidi aksayı, iki devletli çözüm diye, oy almak, iktidarda kalmak için peşkeş çekenlere veyl olsun. Almanya'da hakettikleri holokosttan kaçan terörist Yahudilerin bir kısmı Filistin'e sığınmış, ancak zamanla göç hareketi işgale dönüşmüştür. Bu harita, 1948 öncesinde bölgenin tarihî ve coğrafî kimliğinin ne olduğunu açıkça göstermektedir.
Bazıları hayatı boyunca "eşitlik" konuşur, ama gerçek sınav geldiğinde eşitlik değil, fedakârlık çalışır.
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Abbas b. Abdulmuttalib'i esir alan, Ebu'l-Yeser b. Amr idi. O, Selimeoğulları'ndan Ka'b b. Amr'dır. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ona "Ey Ebu'l-Yeser! Onu nasıl esir aldın?" diye sorunca, Ebu'l-Yeser b. Amr "Ona karşı, daha önce ve daha sonra hiç görmediğim şekil ve şemâli şöyle şöyle olan bir adam bana yardım etti" dedi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Ona karşı kerîm bir melek sana yardım etmiştir” buyurdu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, Abbas'a "Ey Abbâs! Fidye verip kendini, yeğenin Akîl b. Ebî Tâlib'i, yeğenin Nevfel b. el-Haris'i -ki bu kişi Hâris b. Fihr Oğulları'ndan biridir- ve müttefikin Utbe b. Cahdem'i kurtar" buyurdu. Abbâs bunu kabul etmeyipzz "Ben bundan önce (savaştan önce) Müslüman olmuştum. Ama beni zorlayarak savaşa getirdiler" dedi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Allah durumunu daha iyi bilir. Eğer iddia ettiğin doğruysa Allah sana sevabını verir. Biz ancak senin zâhirine bakarız. Bu nedenle fidye verip kendini kurtar" buyurdu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem daha önce kendisinden yirmi ukiyye altın almıştı. Abbas "Ey Allah'ın Resûlü! Onu fidyem olarak kabul et" deyince, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Hayır! O, Allah'ın senden alıp bize verdiği bir şeydir" buyurdu. Abbâs "Benim malım yoktur ki" deyince, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Yanınızda ikinizden başka kimsenin olmadığı bir zamanda Ümmü'l-Fadl'ın yanına koyup 'Eğer seferimde ölürsem Fadl'a şu kadar, Kusem'e şu kadar ve Abdullah'a şu kadar ver' dediğin para nerededir?" diye sordu. Bunun üzerine Abbâs "Seni hak olarak gönderen Allah'a yemin olsun ki, insanlardan ben ve Ümmü'l-Fadl dışında bu durumdan kimsenin haberi olmadı. Ben senin Allah'ın Resûlü olduğunu
Sayfa 106·Kitabı okudu
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Cüveyriye bint el-Hâris'in adı Berre idi. Daha sonra Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem onun adını Cüveyriye olarak değiştirdi. Bir defasında Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem (sabah vakti) yanına uğradığında Cüveyriye namazgâhında Allah'ı zikredip tesbih ediyordu. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem bir işi için gidip gün ortası bir daha yanına uğradığında, onu aynı yerinde görünce "Ey Cüveyriye! Hâlâ yerinde misin?" diye sordu. Cüveyriye "En son gördüğünden beri buradayım" dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şu dört sözü üç defa söyledim ki, tartılacak olsa senin bugün sabahtan beri söylediklerinden daha ağır basarlardı: Subhanallahi adede halkihî ve subhanallahi rıdâe nefsihî ve subhanallahi zinete arşihî ve subhanallahi midâde kelimâtihî: Allah'ı yarattıkları sayısınca tesbih ederim. Allah'ı razı olacağı kadar tesbih ederim. Allah'ı Arş'ının ağırlığınca tesbih ederim. Allah'ı sözlerinin mürekkebi miktarınca tesbih ederim. Aynı şekilde 'Elhamdülillah' dersin."
Sayfa 105·Kitabı okudu