{Hanbeli}
Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
Abdullah'ın hanımı Zeyneb'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Abdullah, dışardan eve geleceği zaman habersiz girmesi hâlinde hoşlanmayacağı şeylerle karşılaşmamak için kapıda ses verip öksürür, tükürürdü. Bir gün eve geldiğinde yılancık hastalığına karşı bana rukye yapan bir kadın içerdeydi. Abdullah'ın sesini duyduğumda, kadını yatağın altına sakladım. Abdullah gelip yanıma oturdu. Boynumda bir ip görünce "Bu ip de ne?" diye sordu. "Hastalığım için bu ipe okundu" dediğimde, Abdullah ipi kopardı ve "Abdullah'ın ailesi şirkten uzaktır! Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in 'Rukye, muska/nazarlık ve sihir yapmak şirktir' buyurduğunu işittim" dedi.
Abdullah'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazını beş rekât olarak kıldırınca "Namaz artırıldı mı? Beş rekât kıldın" denildi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem iki secde (sehiv secdesi) yaptı.
Abdullah b. Mes'ûd'un şöyle dediğini işittim: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem 'Kıyamet gününde insanlar arasında azabı en şiddetli olacaklar, resim yapanlardır' buyurdu."
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ile Mekke ve Medine arasında yolculuk yaptık. Allah'tan başka korktuğumuz hiçbir şey olmamasına rağmen, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem namazları ikişer rekât olarak kıldı."
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Teyzem Meymûne'nin yanına gittim ve yanında geceyi geçirdim. O gece Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in kalma sırasının onda olduğunu gördüm. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem yatsi namazını kıldıktan sonra evine girip başını lifle dolu deriden yapılmış bir yastığa koydu. Ben de gelip başımı yastığın bir kenarına koydum. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem uyanınca henüz gece olduğunu görüp tesbih ve tekbir getirdi ve tekrar uyudu. Gecenin yarısı -veya üçte ikisi- geçtikten sonra kalkıp ihtiyacını giderdikten sonra direkte asılı olan ve içinde su bulunan kırbayı alıp üç defa mazmaza yapıp (ağzını çalkalayıp) üç defa istinşak ettikten (burnuna su verip sümkürdükten) sonra üç defa yüzünü ve üçer defa da kollarını yıkadı. Bir defa başını ve kulaklarını mesh etti. Sonra da ayaklarını yıkadı. -Yezîd dedi ki: Sanırım İbn Abbas şöyle dedi: Ayaklarını üçer defa yıkadı.- Ben de kalkıp onun gibi yaparak geldim ve ona uyarak namaz kılmak için solunda durdum. Bir süre geçtikten sonra Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem kendisine uyarak namaz kılmak istediğimi anladı ve sağ elini uzatarak kulağımdan tutup beni sağ tarafına çevirdi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem gece bitmeden iki rekât daha kılabilecek bir zamana kadar namaz kılmaya devam etti. Fecrin yaklaştığını görünce de kalkıp altı rekât namaz kıldı, yedinci rekâtı da tek kıldı. Tan yeri ağarınca da iki rekât namaz (sabah namazının sünnetini) kıldı ve yan tarafına uzandı. Sonra nefesinin sesini veya horlamasını işitebileceğim şekilde yan tarafına yatıp uyudu. Ardından Bilâl gelip kendisini namaza çağırınca, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem suya dokunmadan (yeniden abdest almadan) çıktı ve namazı kıldırdı.
İkrime dedi ki: Saîd b. Cübeyr'e