Ehلus Sûnne

Ehلus Sûnne
@Kitap_Cerrahisi
{Hanbeli} Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
Abdullah'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "Allahümme innî es'elüke'l-hüdâ ve't-tukâ ve'l-iffete ve'l-gınâ: Allah'ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim" diye dua ederdi.
Sayfa 195·Kitabı okudu
Reklam
İbn Mes'ûd'dan rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Gecenin üçte ikisinden sonra, Allah azze ve celle dünya semasına iner. Sonra gökyüzünün kapıları açılır. Sonra Allah elini açarak İsteyen yok mu? İstediğini vereyim' buyurur. 'Bu durum, tan yerinin ağarmasına kadar devam eder."
Sayfa 191·Kitabı okudu
Abdullah şöyle demiştir: Peygamberiniz sallallahu aleyhi ve sellem'e şu beş şey dışında her şeyin anahtarı verilmiştir: "Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır."
Sayfa 188·Kitabı okudu
Keşfedilmeyi bekleyen sayısız diyar, okunmayı bekleyen sayısız kitap var. İnsan ömrü ise hepsine yetmeyecek kadar kısa, merakı ise hepsine yetecek kadar derin.
Demokrasi özgürlüktür' diye bir safsata dönüyor dillerde.
Yav bırakın artık insanlarla alay etmeyi. Hangi özgürlükten bahsediyorsunuz? Dünyada iddaa edilen 2 milyar Müslüman, 4 milyar Hristiyan yaşıyor. Buna rağmen hangi demokratik ülkede Müslümanlar İslâm'ın had, kısas, miras, ticaret ve aile hukukunu bütünüyle uygulayabiliyor? Bütünü geçtim birini örnek söyleyin bakalım bulabiliyor musunjz? Hangi ülkede Hristiyanlar İncil'in hükümlerini esas alan bir toplumsal ve hukuki düzen kurabiliyor? İnanç, yalnızca vicdana ve mabede hapsediliyor. Hayatı, hukuku ve toplumu şekillendirme hakkı ise sistem tarafından sınırlandırılıyor. O hâlde buna tam anlamıyla din ve yaşam özgürlüğü demek ne kadar mümkün? Gerçek özgürlük, insanın inandığı değerleri hayatının tamamına taşıyabilmesi değilmi? Eğer bir sistem, dinlere ancak kendi çizdiği sınırlar içinde yaşama hakkı tanıyorsa, buna özgürlük değil, sınırları belirlenmiş bir serbestlik demek daha doğru olur. Çünkü özgürlüğün ölçüsü sloganlar değil, insanların inandıkları hakikati hayatlarına ne kadar yansıtabildikleridir.
Reklam