{Hanbeli}
Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
Kays'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Talha'nın, Uhud savaşı sırasında Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'i koruduğu elini, felçli olmuş hâlde gördüm."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ebû Vâil'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ali'ye bir adam gelip "Ey Mü'minlerin Emiri! Mükâtebe borcumu ödeyecek gücüm yok. Bana yardımcı ol" deyince, Ali "Sana, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem' in bana öğrettiği ve söylediğin takdirde Sîr dağı kadar dinar (altın) borcun olsa bile ödeyebileceğin bir dua öğreteyim mi?" dedi. Adam "Evet" deyince, Ali dedi ki: "Şöyle de: 'Allahümmekfinî bi-halâlike an harâmik ve ağninî bi-fadlike ammen sivâk: Allah'ım! Bana helâl rızık nasip ederek beni haramlardan koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme!"
İbn A'bud'un şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ali b. Ebî Tâlib bana "Ey İbn A'bud! Yemeğin hakkının ne olduğunu bilir misin?" diye sorunca, ben "Hakkı nedir ey İbn Ebî Tâlib?" dedim. Ali ""Bismillah! Allah'ım, bize verdiğin rızkı bereketlendir' demendir" deyip "Doyunca da şükrünün ne olduğunu bilir misin?" diye sordu. Ben "Şükrü nedir?" diye sorunca ""Bize yedirip içiren Allah'a hamd olsun' demendir" karşılığını verdi. Sonra da şöyle dedi:
"Sana, benden ve Fâtıma'dan bir şey anlatayım mı? O, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in kızı ve ailesi içinde en üstün tuttuğu kişiydi ve benim hanımımdı. O kadar değirmen çevirirdi ki, bu iş onun elinde iz bırakırdı. Kırbayla o kadar çok su taşırdı ki, kırba boynunda iz bırakırdı. Evi temizlerken giysileri tozlanırdı. Tencerenin altını yakardı ve giysileri kirlenirdi. Bu durumdan zarar gördü. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'e esirler -veya hizmetçiler- getirilince 'Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem' e git ve bu zorluktan kurtarması için Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'den sana bir hizmetçi vermesini iste' dedim. Fâtıma, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'e gidince orada hizmetçi -veya hiz-metçiler- olduğunu gördü ama bir şey istemeden geri döndü."
Ardından hadisi zikretti. Sonra şöyle dedi: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem "Sana hizmetçiden daha hayırlısını bildireyim mi? Yatağına gireceğin zaman, otuz üç defa subhanallah, otuz üç defa elhamdülillah, otuz dört defa da Allahu Ekber de" buyurdu. Fâtıma (yorganın altından) başını çıkarıp iki defa "Allah'tan ve Resûlü'nden razı oldum" dedi.
Ali'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem kurbanlık hayvanın gözü ile kulağını kontrol etmemizi emretti. Ayrıca bir gözü kör, mukâbele, mudâbere, şerkâ ve harkâ olan hayvanları kurban olarak kesmememizi emretti."
Züheyr dedi ki: Ebû İshak'a "Ali boynuzu kırık (adbâ) olan hayvandan söz etti mi?" diye sordum. O, "Hayır" dedi. Ona "Mukâbele nedir?" diye sordum. "Kulağının ön tarafı kesik olan hayvandır" dedi. "Peki, mudâbere nedir?" diye sordum. "Kula-ğının arka tarafı kesik olan hayvandır" dedi. Ona "Şerkâ nedir?" diye sordum. "Kulağı uzunlamasına yarık olan hayvandır" dedi. "Peki, harkâ nedir?" diye sordum. "İşaretlemek için kulağı delinen hayvandır" dedi.