{Hanbeli}
Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
"Üç kişiye yardım etmek Allah üzerine bir haktır:
Allah yolunda cihad eden, borcunu ödemek isteyen mükâteb köle ve iffetini korumak için evlenen kimse.”
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ali'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Biz, onun (orta namazın) sabah namazı olduğunu düşünürdük. Ancak Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem 'O, -yani orta namaz- ikindi namazıdır' buyurdu."
Âmir'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Kocası Şam'da iken Şerâha hamile kalınca, efendisi onu Ali b. Ebî Tâlib'e getirdi ve "Bu kadın zina etti ve itirafta bulundu" dedi. Ali, Perşembe günü ona yüz kırbaç vurdu ve Cuma günü onu recmetti. Onun için göbeğine kadar gelecek şekilde bir çukur açtır(dı). Ben de orada idim. Sonra Ali "Recm etmek, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetidir. Onun zina ettiğine şahitlik eden olsaydı, bu kimse onu taşlayacak ilk kişi olurdu. Çünkü şahit, şahitlik eder ve şehadetinden sonra onu taşlar. Ancak kendisi itirafta bulunduğu için ona ilk taşı ben atacağım" dedi ve ilk taşı attı. Sonra da oradakiler taşlamaya başladılar. Vallahi ben onu öldürenler arasında idim."
Bazı yerler vardır; gösterişli değildir ama insanın içini dinlendirir. Eski bir çay ocağı mesela… Ahşap masalar, hafif loş bir ortam, sessizce demlenen çayın kokusu… Ben böyle yerleri seviyorum. Çünkü oralarda hâlâ yapmacıklık değil, samimiyet var. Günümüzde çoğu insan bir yeri ışığına, şatafatına göre seviyor. Oysa insanı asıl rahatlatan şey; sıcak bir selam, içten bir sohbet ve kendini yabancı hissetmediği bir ortamdır. Bence kalite biraz da budur. Gösterişte değil, samimiyette saklıdır.
Ebû Hureyre'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim: "Ümmetime sıkıntı vermeyecek olsaydım, her namazla birlikte misvak kullanmalarını emreder, yatsı namazını da gecenin ilk üçte birine tehir ederdim. Çünkü gecenin üçte biri geçince, Allah, dünya semâsına iner. Fecir doğana kadar bir münâdi şöyle seslenir: İsteyen yok mu, istediği verilsin? Dua eden yok mu, duasına icâbet edilsin? Hasta olan yok mu, şifa istesin ve kendisine şifa verilsin? Günahkâr yok mu, istiğfar etsin de kendisine mağfiret edilsin."