"Gülerek, sohbet ederek dalgalanan bir insan kalabalığının ortasında ben kendi kendimi arıyordum, içimdeki o yitik insanı arıyordum, idrak edişin o büyülü sürecinde yılları yoklayarak gerilere gittim."
" Gerçekte dilsiz olan kendisiydi, bu dünyada sesinin bir yankısı, bedeninin bir gölgesi dahi yoktu, bir kökü olmadığı gibi herhangi bir sona varamayacağından da emindi artık.Bunca tedirginlik, güvensizlik başka niye olabilirdi ki yoksa? "