Ömer Faruk Ecer

Ömer Faruk Ecer
@Kitap_der_di
Düşünün, çünkü henüz yasaklanmadı.
Trabzon Üniversitesi
15 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Kitap ile gec tanışmanın burukluğunu yaşarken eskimeyecek ölçüdeki özgünlüğünü de tatmanın sevincini yaşadım. İnanılmaz etkileyicilige sahip bir eser. Bir arkadaşımın bu romanı okuyup okumadığımı sorduğunda, isminin çocuklara hitap edebilecek bir eser olduğu gerekçesiyle önyargida bulunmuştum. Romanı okuduktan sonra biraz da olsa önyargılı olduğumu anladım. Karakter tahlilleri inanılmaz gerçekten. Baş karakterin hayal gücü, küçücük yaşına rağmen edinmiş olduğu bilgi birikimi ve öğrenmeye olan merakı, cok çocuklu ailede her çocuğa aynı derecede sevgi gösterisinde bulunulmasının pek de mümkün olamadığı, hele ki ekonomik zorluk çeken bir ailede sevginin paylaştırılamaması işten bile degil. Her yaştan okurun bir parçada olsa kendine ait hissedeceği olay örgüsü, hayatin içinden kesitler sunmakta. Hayatın gerçeği olan yoksulluk, acılarla ızdıraplarla karşılaşmak, yaşanılan zorluklara karşı umut ve ümit beslendiği gözlenmekte bu eserde. Bu gibi durumlar da her insanin hayatindan birer parca barındırdığından dolayı romanın olay örgüsüne herkes kendini ait hissedecektir. Yazarın hayatından da izler taşıyan bu romanı okunmaya değer bulmak bile bir eleştiri olur.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Reklam
9/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 17:50
Doğu'ya dair tarihi serüvenin romanlaştırılarak okuyucuyu içine çeken aktarımsal edebi bir değer Semerkant. Kitap oldukça popüler ancak bu tarih türünden oluşturulmuş yapıtları okurken tercihim verilenleri veya verilmek istenenleri hemen hazmetmeden tafsilatlı araştırmasını yapmak olduğudur. Eğer herhangi bir konuda araştırmayı yapmadan tarihi roman özelliğindeki türleri tüketmeye başlarsak; bir nevi bize hazır tepside sunulanın cinsine ve özelliğine bakmamış olur dolayısıyla daha önce bilgisine haiz olmadığımız konuda otomatik olarak bir kalıba bürünmüş oluruz. Mesela bazı tarihi anlatılarda Nizamülmülk'ün ve H. Sabbah'ın aynı dönemde okuduğu ve arkadaş olduğu söyleniyor. Aralarındaki çekişmenin bu önceki tanışmalara dayandığını söyleyen bilgilerde mevcuttur. Aksine bu kitapta devrine damga vurmuş bu ikilinin aksine talebe iken tanışmadıkları mütemadiyen bir yakın arkadaşlıklarının bulunmadığı anlatılıyor. Nişapur'da beraber öğrenim gördükleri söylenir ama doğru olamaz. Çünkü Nizamülmülk, Ömer ve Hasan'dan 30 yaş büyüktür ve Hasan Sabbah eğitimini Rey'de yapmış.Nizamülmülk'ün bilinen doğum tarihi 1020 civarı; Sabbah'ın ise yaklaşık 1050'li yıllar olduğu düşünülürse diğer kaynakların pek de insicamlı olmadığı görülebilmektedir. Bu bakımdan tarihi eserlerin roman ile harmanlanarak okuyucuya sunulması okuyucuya çok şey aktarmakla birlikte okuyucunun da her daim verilenin doğruluğuna dair tetikte olması gereken bir nefer gibi hazırcılığa kaçmadan, araştırarak uyanık olması gerekir. Yazar kitabı 4 bölüme ayırarak olayları net gözle görülebilmesi açısından okuyucunun işini kolaylaştırmıştır. Ömer Hayyam'ın ne kadar büyük bir bilgin olduğunu görmekteyiz. Ancak cahillik ve bağnazlık her çağa özgülenebilecek bir kavramdır. Yani körü körüne 'bir şey'lere bağlılık bildirisi ilan
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200174,7bin okunma
9/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 15:17
Marekeş' te kurulup Mısır'a kadar uzanıp istikrar kazanan Fatımi Devleti 272 yıl hüküm sürmüş ve 14 halife değiştirmiştir. Devletin içinde bulunduğu durumda; Şii mezhebine sahip bu devlette halifeliğin Peygamberimizin kızından ve torunlarından beri gelerek sahip olunduğunu kabul edip halifeliğin yanı sıra vezirliğin veliahtlığın da bu soydan yani Arap ırkından devam etmesini savunuyorlardı. Fatımi Devleti'nin içinde bulunduğu derin girdaplar, anlaşmazlıklar, ihanetler, devlet adamlarından hanedan ailesi arasındaki akrabalara, vezirlere kadar mevki ve makam uğruna mücadeleler içinde olunması ve birbirlerinin kuyusunu kazmak için türlü yollara başvurmalarıyla alt etme çabaları aralarında kanlı ve merhametsizce gerçekleşen olaylara gebe olmuştur. bunun getirdiği tahribatlara zincirleme olarak gelişen olaylarda şahsi hırslar kontrol altına alınamamış devletlerinin, halkının, idare mekanizmalarının zayıflamasına yol açmış ve kendi tarihlerine, canına, dinine ve öz benliklerine düşman olan haçlı, frenk istilalarına uğramalarına neden olarak haraca da bağlanarak zelil olmuşlardır. Makam maksadıyla gerçekleşen bu mücadelelerden dolayı halifelerinin de yöneticiler yanında sözlerinin herhangi bir müessiri kalmamış. Veziri azam Şaver'in Fustat' ı yakması ve halkını Kahire' ye sürmesi de açık seçik ortada olan idare anlamında kabiliyetsizliklerine örnek teşkil ediyor. Daha sonra mezhebi Şafii, aslı Kürt olan ancak özü ve manevi hissiyatı İslam İttihadından olan büyük komutan Selahaddin Eyyubi, Mısır' a Şam atabeki komutan Nureddin tarafından haçlı istilasından kurtarılmak için gönderilen Şirkuh' un düşmanı başarılı şekilde Müslüman topraklarından atmasının ardından Şirkuh' un ölümü üzere yeğeni Selahaddin' in vezir olarak tayin edilmesiyle vuku bulmuştur. Harem dahil Mısır' da
Tarih
Selahaddin Eyyubi ve HaşhaşilerCorci Zeydan · Armada Yayınları · 0397 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2020 00:18
Birbirinden tamamen farklı iki kesitin anlatıldığı, yazarın tek romanı olan bu eserin dili gayet anlaşılır paklıkta. Mavna, şilep gibi duymadığım bilmediğim birkac kelime öğrendim. Bunun dışında yazarın anlatış tarzını ve fikri tahayyülünü beğendim. Anlatımına kısa bir şiir beyitleriyle başlaması farklı bir güzellik katmış. Gul yetistiren adam ismindeki kitabin icinde var olan kahramanı okuyanın yerine koyarak hem insanin nevi şahsında bir iç muhasebe yapabilmesine imkan sağlıyor hem de özüne, değerlerine, kültürüne ne kadar bağlı olduğunun mukayesesini yapabilmesini sağlıyor. 'Gül yetiştiren adam' ibaresinin tamamen bir sıfat oldugu reel olarak görülüyor ki ancak okuyanin çıkaracağı manaya göre tabikide bu da kişinin sahip olduğu temelli düşünce yapısına göre değişmektedir. Kültür ,genel geçer kavram oldugu icin binaenaleyh tam anlamıyla tek bir bilinen tanımı veya kabullenişi yoktur. Onu, icinde bulunulan topraklarda veya bölgelerdeki insan topluluklarının yaşayışına, olanaklarına, yasam tarzlarına, coğrafyasına, inanclarina göre şekillenen kavramdır. Yazar tam anlamıyla bizde de mevcut bulunmuş olan bir kültür'ün bugün dahi silsileler halinde devam edegelmesinin saglanabilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğine inanırken burada anlatılan ve halis hayat icinde tarihin, tarihimizin tam anlamıyla bize ait olan degerlerimizin ürünü olan öz kültürümüzün devam edegelmesini sağlamayıp bilakis farklı toplumların farklı medeniyetlerin kültürlerini ister öz olarak ister iktibas yöntemiyle elde etme çabamızdan dolayı ne kadar zelil durumda olduğumuzu gözler önüne sermek istiyor bahsedilen Batı kültürüne olan sarılma sevdası. Bu kültüre olan sarılma isteğinden ötürü bir" dem vurması "adlı yapıtını keyifle okudum. Okumak isteyen olursa düşünmeden okumalı; okumayı düşünmeyen
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma
7/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2020 23:10
Aslında kitaba başlarken arka kapak yazısını okuduktan sonra bu romanın bende çok fazla bir heyecan uyandırmadığını hissettiğimi söyleyebilirim. Ancak daha sonra romanların genel bir akışı veya sistemi olan çok fazla ayrıntı ve betimleme işin içine girince karakter dünyasıyla beraber tamamen olayın içinde hissedebildiğim anlar oldu, yani başta heyecan vermeyeceğini düşündüğüm ön yargım, kitaptaki olayların kurgusuyla okuyanı etkileyerek düşüncesini değiştiriyor. Bir zaman sonra film tadına varıyor; özellikle polisiye romanlarını sevenler için gayet başarılı bir kurguyla oluşturulmuş yapıt olmuş. Yazar Carson'ın aynı zamanda bir doktor olmasından dolayı kurguda pek zorlanmadığı kesin. Kitaba dair eleştiri getireceğim taraf da sonunun pek de etkileyici olmaması.Belki de Dean Lynch'in ölümü onun kurbanı olarak gördüğü dedektifin elinden olması genel bakışta kabul edilebilir. Kin, nefret, öc, intikam duygusu insanda onarılmaz derecede bir yara açar. Yaşayarak sahip olunan karakterin etkisini belirleyen unsurlar; aile ve sosyal çevre. Daha sonra değişmek çok zor. Katilde o hissiyatı oluşturan toplumdur. toplum suçu oluşturur katil ise işler. Lynch, ee kimse yaşattığını yaşamadan ölmezmiş, Bobby adamım...
NeşterPaul Carson · Altın Bilek Yayınları · 2014125 okunma
Reklam