Beğenmediğim ender King kitaplarından. Tiyatro tarzı yazılmış ve karakterler iç içe geçmiş. Çeviri de kötü. Sanırım King'in bütün güzel kitaplarını Altın Kitaplar basmış. Diğerleri pek iç açıcı değil.
Hani eski, güzel yapımları yıllar sonra yeniden yazıp/ çekerler ya. O yeniden yaptıkları yapımı da mahvederler. Bknz: "Hababam Sınıfı". Bu kitap da öyle. Neredeyse hepimizin bildiği "Oz Büyücüsü", "Şirinler" ,"Alice Harikalar Diyarında" ve birkaç eski yapımı orantısız bir şekilde iç içe sokup hepsini orantılı bir şekilde tahrip etmiş. Bir de saçma sapan kelime oyunları var: Şirinler Köyü değil, Minişistan. Balkan Devletleri değil, Balkon Devletleri, Afganistan değil, Aftanistan. Nikoyetn, adreneleyn, kafeeyn ve saymadigim daha birçok saçma sapan söz oyunları (!). "Belki çocuk kitabıdır" savunması, tek geçerli savunma olurdu fakat yazar, çocuk kitabı yazdığını inkâr ederek zekâlarımızla ettiği alayın üstüne büyük bir zevke tüy dikiyor. Peki, kitap hiç mi okunmaz? Eğer, 14-15 yaşlarındaysanız ya da kitap okuma alışkanlığı kazanmak istiyorsanız tahammül edebileceğiniz iki kapak arasındaki yazılardan oluşan bir varlık.
OzAdam Fawer · April Yayıncılık · 20178,2bin okunma
Oyuna adini veren karaktere gıcık olacağınız; Kemal Sunal, Ali Şen filmleri tadında eğlenceli bir başyapıt. Okurken bu isimlerin sık sık aklınızda canlanacaginizdan emin olabilirsiniz.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Okuduğum en kötü Agatha Cristie romanıydı. Çok karisik, çok zorlama, zorlama olduğunu düşündüğüm birkaç kitabı daha vardı ama bu çok ayrı bir seyiyeydi.
Önceki kitaplarını(Havyan Çiftliği ve 1984), kitabın arka kapağındaki yazıları-bu yazılara daha sonra değineceğim- baz alarak ve kitabın adını da düşünerek, yine metaforik bir eser olacağını düşünme yanılgısına kapılarak aldığım/okuduğum bir kitap. Halbuki kitabın neredeyse yarısı (tamamı 254 sayfa), kapağında gördüğümüz; olta,yem ve su üçgeninde yani balık tutmakla geçiyor. Balık tutma fantezisinden arta kalan zamanlarda ise; yazarımız "Boğulmamak için" cümlesini 2-3 farklı yerde gözümüze sokarak, "bakın ben metafor yapıyorum" diye haykırıyor. Bu kocaaa metaforu(!) mu yoksa daha önce birkaç defa nüktesinde bulunduğum Roskolnikov'un odaya girişini mi okumayı tercih edeceğimi sorarsanız, cevabım; Roskolnikov'un odaya girişi olur. Gelelim kitabın arka kapağındaki yorumlara. Vatandaşın biri, özetle şöyle yazmış: " Çok komik bir kitap. Hayvan Çiftliği ve 1984'ün özü." Komik olduğu kısmı için Recep İvedik adlı "filimi" izlerseniz inanın bana çok eğlenirsiniz(evet durum o kadar vahim.) demekle yetineceğim. "Öz" kısmı içinse; Teolojiye inanlar için, ben ne kadar Hz. Adem'in özüysem, Big Bangciler içinde, ben ne kadar patlamanın özüysem, bu da o kadar öz. Bu yorumu yapan kişiyle, yazarın arasında akrabalık ya da maddi çıkar ilişkisi olduğunu düşünmemek elde değil. Son olarak, kitap sayesinde çok önemli 2 ders aldım.
1) Bir yazarın önceki kitaplarına kanıp da başka bir kitabına "balıklama" atlamayın, beşik ulemalığı tarihte kaldı.
2) Asla ve asla ve ASLA kitabı alırken arka kapağındaki yorumları okumayın!