Entelektüel Hemşire

Entelektüel Hemşire
@Kitapbaronu
İnstagam yldrmmuhammett
Eve gece yarısı döndüm. Annem uyandı hemen. Karşılık- lı oturduk konuşmadan: bizim sessiz bir ayinimiz bu. Yolda Günseli’yle konuşmak istiyordum ve... adam tabancasını çı- karıp ateş etti. Evet, her düşüncemin başında ya da sonun- da aklıma geliyor bu cümle. Bu deftere aklıma geleni yazar- sam rahatlayacağımı sanıyorum. Yüz kere yazmak istiyo- rum: adam tabancasını çıkardı ve ateş etti. Çünkü yüz kere geliyor aklıma günde. Kime ateş etti? Bilemiyorum. Düşün- cemin akışını serbest bıraktığım zaman hemen bu cümle- nin aklıma geldiğini biliyorum. Lisedeyken atış poligonuna gider ve altıpatlar bir tabancayla küçük, sarı küplere ateş ederdim. Attığımı da vururdum arasıra. Beni teşvik ederdi atıcılar. Ben, sahte bir alçakgönüllülükle, isabetlerin rast- lantı olduğunu söylerdim. O zamandan beri tabanca alma- dım elime. Askerde de sadece tüfek atışı yaptım. Neden an- latıyorum bunları? Ateş eden adamla ne ilgisi var bu işleri yapmış olmamın? Belki aklıma takılan bu adam, bu sözler- den heveslenip söyler neden ateş ettiğini diye mi düşünü- yorum? Saçma. Hiç olmazsa nasıl ateş ettiğini söylese. Ateş edecek mi, yoksa etti mi? Bundan da emin değilim. Hepsi saçma. Kimseyle anlaşmayı ümit etmediğime göre, anlamlı cümleler yazmanın ne yararı var? Belki sonunda, bu cümle- nin korktuğum kadar anlamsız olmadığını görürüm ve... kurtulurum, diyemiyorum. Bazı meşhur adamların hayat hikâyelerinde vardır böyle karanlık sonlar: adam, esrarlı ve anlaşılmaz bir kişiliğe bürünür, eski dostlarına davranışı değişir, yerli yersiz kavga eder onlarla. Son aylarda kimsey- le görüşmüyordu, kimseyi kabul etmiyordu, diye yazar ki- taplar.
Reklam
Minarenin kapısında bir çocuk halkası Müezzinle inecektir ölü Ölü çağırır çocukları alıştırır camiye Ve ölüyü eve ulaştıran çocuk Kutlu çocuktur Taşıdığı haberle masum onunla dopdolu ve büyük Ölü adı taşıyan çocuklar dönüşlerinde Şehri ağırlaştırırlar - Minare yükünü atmış Yeniden serpilmeye başlamıştır Süleyman oğlu hacı izzet evlere bir sepet incir gibi dağıldı evlere süleyman oğlu hacı izzet Müezzin kıs kıs gülmektedir kasabada evler -bir hacı izzettin varlığını bilmemekten- keder içindedir
Puan vermedi·136 syf.·
2020 156. kitabı
Cahit Zarifoğlu
8/10 · 21,7bin okunma
Yaşamak için bir nedeni olan herkes, her sıkıntının üstesinden gelebilir.
Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünür, ama kimse kendini değiştirmeyi düşünmez.