Insanları dar ve havasız odalarda uzun süre hareketsiz oturmak zorunda bırakan şehir hayatı vücudu deforme edebilir. Bu hayat tarzı kasların gevşeyerek zayıflaması, kanın zehirlenmesi ve Vücut çevikliğinin azalarak, insanların hareketsiz hale gelmesi sonucunu doğurur. Buna bir de iyi düşünülmeden, gereksiz yere çok uzun tutulan okul dönemini ekleyin. Sonuç: İnsanı canlı ve dinç tutması gereken bilginin yerini bilgiçlik taslayan bir zihniyet almakta, öğrencilerin beyni çeşitli kitaplardan yapılan sayısız almtılarla yıllar, isimler, ölçüler, formüller ve cansız kurallarla adeta bir çöplüğe dönüşmektedir.
Almanya’da öğrencilerin birçoğu gözlüklüdür, gözleri daha şimdiden bozulmuştur. Şehirlerde yaşayan öğrencilerin büyük bölümünün kamburu çıkmış, göğüs bölgesi çökmüş, elleri zayıf, bacakları ince ve yüzleri solgundur. Bu halleriyle havasız kalan bitkiler gibidirler. Onları şehir dışına çıkmaya, koşmaya, atlayıp zıplamaya, çimenlerle iç içe olmaya ve derin nefes almaya zorlamalı.