Yasin

Yasin
@Kitapcim
BİLGİ sahibi olmadan FİKİR sahibi olunmaz. Dünya'da en güçlü silah; BİLGİ'dir.
İnşaat Mühendisi
Pamukkale Üniversitesi
44 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Küçük bir yaprağın arkasında bir dünya gördüğünü zannetmek!
Küçük bir yaprağın arkasında bir dünya gördüğünü zanneder de koca dünyayı görmeden yaşar. İçinde bir türlü aslını öğrenemediği bir kâinat bulunduğuna kânidir.” ...... ”Hayata, realiteye, menfaatlerine döndüğün zaman içinde ne şeytan kalacak ne peygamber... Vücudunun ve ruhunun ne kadar basit bir makine olduğunu öğren, istediklerini tayin et ve bunlara doğru azimle ilerlemeye başla... Göreceksin!” ...... ”Hiçbirinizi anlamıyorum. Verecek cevap da bulamıyorum. Fakat yanılmadığıma eminim: Bizi istemediklerimizi yapmaya çeken bir kuvvet var, bu muhakkak. Bizim daha başka, daha iyi olmamız lazım... Bu da muhakkak... Bunu nasıl birleştirmeli, bunu bilmiyorum...”
Sayfa 52 - YKY·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İçimizdeki şeytan!
Ben bu değilim... Ben başka bir şeyler olacağım.. Yalnız bu korku olmasa... Hiçbir şeyi bana tam ve iyi yaptırmayacağına emin olduğum bu şeytandan korkmasam...”
Sayfa 51 - YKY·Kitabı okudu
iç başka dış başka olmaz bunlar bir fikrin iki görünüşünden başka bir şey değildir...
Sayfa 52 - YKY·Kitabı okudu
Para sen nelere kâdirsin! :)
”Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz. Mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi. Bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar. Kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan, talihin varsa, bir iki lira borç alırsın... İşte ondan sonra mucize başlar. Şiddetli bir rüzgâr ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birdenbire aydınlandığını, bir hafiflik, bir genişlik duyduğunu görürsün. Eski sıkıntı pır deyip uçmuştur. Gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sen de gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın. İşte, iki gözüm, ciltlerle kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kâğıt başarır. Sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler
Sayfa 16 - YKY·Kitabı okudu
ÖNSÖZ Niteliğinde Ben de bu niyetle okumaya başladım!..
"İçimizdeki Şeytan" üzerine yazanlar, Ömer’den direnç beklemişler ve dirençsizliğini çoğu kez Ömer’in karmaşık, dahası hastalıklı kişiliğine bağlamışlardır. Buna da katılmıyorum. Ömer, içindeki şeytanda, tiranlığı ortadan kaldıracak ”sanatkâr” bir şey aranıp duruyor; nefretlerinde, suçlamalarında, acılarında ve nihayet yıkılışında, gelecekteki aydınlığı söylemeye çabalıyordu. Ne yazık ki, Ömer'in içindeki ”sanatkâr" şeytana, siyasetin ve iktidarın şeytanı yaşama, var olma hakkı tanımayacaktı...
Sayfa 12 - YKY·Kitabı okudu
Sağlık