İlim yolcusu

İlim yolcusu
@Kitapdakal
Şiir seven bir talebe
461 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Kimse kimsenin doğrusunu yaşamak zorunda değil
Kalbini kıran biriyle hiçbir şey olmamış gibi konuşmak zorunda olmak kadar zor bir duygu yok özellikle o kişi ailenden biriyse... Acıta acıta diken dolu sözleri kalbime küçük küçük batırıyordu da haberi yokmuş gibi kendi doğrularını yaşamam için bağrıyordu...
Hayata Dair
İlim yolcusu
Canımı yaktıktan sonra söylediği sözlerin ağırlığını kendi de kaldıramayınca "ben senin iyiliğin için söylüyorum" demesi yok mu! Bırak ya düşüp dizim kanasın senin sözlerin kadar canımı yakmazdı birkaç sıyrık senin sözlerinin açtığı yarayı açmazdı ruhumda...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kimse kimsenin doğrusunu yaşamak zorunda değil
Kalbini kıran biriyle hiçbir şey olmamış gibi konuşmak zorunda olmak kadar zor bir duygu yok özellikle o kişi ailenden biriyse... Acıta acıta diken dolu sözleri kalbime küçük küçük batırıyordu da haberi yokmuş gibi kendi doğrularını yaşamam için bağrıyordu...
Hayata Dair
İlim yolcusu
O küçümseyici sözleri ruhumu sıkıyordu boğazımda söylemediğim söylesem de anlamayacağı sözlerin yumru halinde beni boğuyordu. Bir tek beni anlayan gözyaşlarım ve Rahmandı ben de ruhumu ferahlatması için ellerimden tutması için elimi semaya açmıştım. Sözlerim anlayaşılmaycaksa yormamayı öğrenmiştim...
İnsanlığın Sallanan Uygarlığı
10/10
·72 syf.··
2024 11. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2024 21:15
Onbinlerce yıldır var olan ve yavaşça, emekle, nesiller boyu gelişen insan medeniyeti ne kadar da hassas, ne kadar da kırılgan! Adeta mükemmel bir kollektif uyumla yapılmış muazzam bir bina ama bütün yılların tozunu silecek bir vinç darbesi veya bir depreme karşı ne kadar hassas ve kırılgan. Binlerce yıldır geliştirdiğimiz, dil, edebiyat, fizik, kimya, matematik, mimari, kültür, sosyal ve idari düzen, şehirler ve yedi milyar nüfus; bir göktaşı, salgın hastalık, dünya dışı varlıkların istilası karşısında ne kadar âciz. Hatta kendisi karşısında bile âciz, dünyanın dengesini bozarak kendisini bile yiyip bitiriyor… Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında kendimizi adeta ilahlaştırdığımız medeniyetimizin aslında ne kadar âciz ve kırılgan olduğunu bilimsel çıkarımlarından yaptığı varsayımlar doğrultusunda bizlere hatırlatıyor. Daha önce de insanlık medeniyeti bu kadar gelişmiş olmamasına rağmen korkunç bir veba salgını atlattı. Belki günümüzde çıksa çok daha korkunç sorunlar oluşturabilecek, medeniyetimizi yok edecek. Günümüzde de dünya dışı virüsler ve kutuplardaki virüsler medeniyetimizi tehdit eden en büyük dış unsur. Jack London da okuduğu bilimsel yazılardan ötürü bu duruma dikkat çekmiş. Kitabın çevirisi de korona döneminde yapılmış. Aynı dönemde karantina ile ilgili kitaplarda bir satış patlaması olmuş ve bu konuda yeni kitaplar yazılmıştı. Bu da aslında insanlığın başına musibet gelmeden ne kadar da umursamaz olduğunun adeta bir örneği ama konuyla alakadar kitapların yazılması veya çevrilmesiyle yetinmesi de ne kadar da ders çıkarmak istemediğinin, popüler kültüre bir iki şey katmanın dışında alışkanlıkların ve varolan düzenin yılmaz bir parçası olduğunun göstergesi. Tabii kitap ve film basıp satmak kapitalizmin doymak bilmez çarkına hizmet eder, önlem ise
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
İlim yolcusu
Ben de öngörünüze katılıyorum. Acil sosyal medya ve telefon kullanımına tesirli kurallar ve bilinçlenmeler getirilmeli... Yoksa taze beyinlere çok yazık olacak... Çocuklar çocukluklarını yaşayamayacak maalesef
En düşündürücü Alıntı
Göz sadece zihnin algılamaya hazır olduğu şeyleri görür. Bir ayeti kerime geldi aklıma “Gözler kör olmaz; fakat göğüslerdeki kalpler kör olur.”
Alıntı
İlim yolcusu
Kur’an’da “göz” çoğu zaman sadece görmek değil; fark etmek, hikmeti sezmek ve gönülle bakabilmek anlamında da kullanılır.