Allah'ım! Şu iç yangınına bakın... Şu ateşe bakın... Şu eleme bakın... Şu evlat acısına bakın...
Yüce Mevlam! Bizi evlatlarımızla imtihan etme. Meğerki en zor imtihan, bir insanın evlatlarıyla olan imtihanıymış.
"Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın,ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Çünkü ibadet iki kısımdır. Biri müsbet ibadettir ki, namaz,niyaz gibi malûm ibadetlerdir. Diğeri menfi ibadetlerdir ki,hastalıklar, musibetler vasıtasıyla musibetzede aczini,zaafını hisseder, Hâlık-ı Râhimine iltica eder, (merhamet sahibi yaratıcısına yönelir) yalvarır. Hâlis,riyâsız, mânevî bir ibadete mahzar olur.
Ah benim ruhumun ruhu... Senden ayrılmayı hayal etmek bile aklımı başımdan alıyor. Sen dünya için değil,ahiret için yaratılmış bir melek olmalıydın. Çünkü Rabbim sana yanlızca iyilik ve merhamet lütfetmiş... Kalbinde kötülüğün asla bir izi yok. Böyle nezih bir insana eş olduğum için ne kadar şükretsem azdır.