"Otuz Yedinci Kural: Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken,ne bir saniye geç. Her insan için bir âşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı."
Otuz Dördüncü Kural: Hakk'a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.
Dünyanın lütfetmesi ve yaltaklanması,hoş bir lokmadır ama,az ye.
Çünkü ateşten bir lokmadır!
...methedilmek tatlıdır. Kınanmak acı olduğundan Derhal kötü görünür.
(Halbuki) kınanmaktan da bir ululuk gelir,dene de bak!
Her geçen gün, her an soruyor Allah: Hatırlar mısınız sizi bu dünyaya yollamazdan evvel yaptığımız ahdi? Bilinmez bir hazine idim. Anlaşılmak istedim. Görmüyor musunuz bu anlaşmada sizlere düşen payın büyüklüğünü, güzelliğini? Çoğu zaman yanıtlamaya hazır değiliz. Korkutuyor bizi bu sorular. Huzursuz ediyor. Fakat Allah sabırlıdır.
Mevlâna nasıl herkesi kucaklayan bir şair olabilir ki?
İşte böylece sanırım artık Konya'daki vaktim doldu. Gitme vakti geldi. Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milâd demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!