"Ölüm, bir sayfaya yazsan mürekkebin canı kadar solgun ama yazımı basit bir kelime. Ardına onlarca çığlığı ve asla hissedilmeyecek, yeri doldurulmayacak bir eksiklik bırakan zamansız bir tanımama."
"Aşk, sevmek ya da hoşlanmak gerçekten bunlar mıydı, doğru olmadığını düşünmek miydi yoksa... Yoksa karanlık bir boşlukta savrulmak, bile isteye örümcek ağına koşmak, hür iradenle yanlışın ortasında kalmak mı?"
"Beklentiler... dedim içimden, insanı en çok beklentiler mahvediyordu. Gerçekleşmeyeceğini bile bile kurduğu hayaller. Ama bu, hiç uyanamayacağını bildiğim bir kabusa kapatmak gibiydi gözlerimi."
"Zamanın kendisiyle köprüde karşı karşıya gelirseniz, sudan ilk çıkanın hayatta kaldığını öğrendim. Bu yüzden köprüden geçmeyi değil okyanusu aşmayı hedeflemeliydi insan."
İlk kitaba harika diyordum ama ikinci kitap ondan da harika çıktı. Yazar karakterleri o kadar iyi yazmış ki kitabın sonunda kim kötü kim iyi bilemiyorsunuz bu seriyi herkesin okuması lazım bence çünkü aslında yazar kısaca kimseye güvenmeyin diye çığlıklar atıyor sanki kitabı okurken hissediyorsunuz bu güvensizlik hissini bir şekilde. Karakterleri de bir o kadar gerçekçi. Kitabı okurken çeşitli duygular yaşadım sanki o ihanetleri ben yaşamışım gibi kinlendim, öfkelendim, hırslandım kitabın üçüncü ve son kitabını da en kısa zamanda bitiricem hemen başlayıp