Reşat Nuri yine şaşırtmadı ve harika bir eseri daha okumamız için, okuduktan sonra "vay be" dememiz için yazdı. Çalıkuşu romanından sonra bu roman da ilaç gibi geldi. Zehra, bir kasabada başmuallimeyken babasının ölüm döşeğinde olduğunu öğrenir, fakat önce gitmek istemez, gitmeye karar verdiğinde de daha Zehra yoldayken babasını kaybetmiştir. Bir-iki gece babasının evinde kalıp geri öğretmenlik yaptığı kasabaya dönecektir. Babasının tanıdıklarından biri babasının kişisel eşyalarının olduğu sandığı Zehra'ya emanet eder. Zehra da bu sandıkta babasının hatıra defterini bulur ve okumaya başlar. Ama şunu söylemeyi atladım, Zehra'nın tek bir kusuru vardır o da acıma duygusunun olmaması. Zehra babasına ölesiye kinli ve nefret dolu bir evlattır ama hatıra defterini okuduktan sonra bakalım sizleri neleri bekliyor? Reşat Nuri yine harikalar yaratmış dedim bitirdiğimde. İki günde bitebilecek bir romandı. Sizi eğer okuyamama durumunuz varsa kesinlikle ondan kurtaracak bir roman.